seyithan さんのプロフィールULTRASLAN GALATASARAYフォトブログリスト ツール ヘルプ

aslan seyithan

職業
1987 yılı Ankara Polatlı doğumluyum. Öğrenciyim Ege Üniversitesi'nde okuyorum. Fanatik bir Galatasaraylıyım. Şampiyon Galatasaray....
GALATASARAY|false|

cupasmall9js.gif

全 19 枚中 1 枚目
12月28日

kardeşlik

BEŞİKTAŞLILARIN BULUŞMA NOKTASI

<P align=center><A href="http://spaces.msn.com/members/mertkarakartal//" target ="_blank"><IMG style="WIDTH: 164px; HEIGHT: 191px" height=80 src="http://www.filelodge.com/files/hdd4/74109/adsadasda.jpg" width=106></A></P><P align=center><A href="http://spaces.msn.com/members/mertkarakartal//"></A></P></DIV>

SEYİTHAN NORMAL SİTE

<P align=center><A href="http://spaces.msn.com/members/seyithan1987/" target=_blank><IMG style="WIDTH: 164px; HEIGHT: 191px" height=80 src="http://www.maviegebilisim.com/butterflymaiden2dp.jpg" width=106></A></P>
<P align=center><A href="http://spaces.msn.com/members/seyithan1987/"></A></P>

SEYİTHAN GALATASARAYLILARIN BULUŞMA NOKTASI

<P align=center><A href="http://spaces.msn.com/members/ultraslangalatasaray19//" target=_blank><IMG style="WIDTH: 205px; HEIGHT: 170px" height=80 src="http://www.maviegebilisim.com/BULUŞMA%20NOKTASI.GIF" width=106></A></P>
<P align=center><A href="http://spaces.msn.com/members/ultraslangalatasaray19//"></A></P>
<DIV></DIV>

SEYİTHAN ULTRASLAN

<P align=center><A href="http://spaces.msn.com/members/ultraslanseyithan1987//" target ="_blank"><IMG style="WIDTH: 164px; HEIGHT: 191px" height=80 src="http://www.filelodge.com/files/hdd4/74109/SDASXZCZ.jpg" width=106></A></P><P align=center><A href="http://spaces.msn.com/members/ultraslanseyithan1987//"></A></P></DIV>

 

 

ARKADAŞLAR EKLEMEK İSTEDİĞİNİZ LİNKİN KODUNU EKLEYEBİLİRSİNİZ

BURADA BEŞİKTAŞ VE GALATASARAY KARDEŞ TAKIMDIR ARKADAŞLAR SİZDE KARDEŞ BİLİN BEŞİKTAŞLILARI

 

EZELİ DÜŞMANIMIZ FENERBAHÇEDİR BUNU UNUTMAYIN

<P align=center><A href="http://www.galatasaray.org//" target ="_blank"><IMG style="WIDTH: 164px; HEIGHT: 191px" height=80 src="http://www.filelodge.com/files/hdd4/74109/logogsnew2sz.gif" width=106></A></P><P align=center><A href="http://www.galatasaray.org//"></A></P></DIV>

 

<P align=center><A href="http://www.bjk.com//" target ="_blank"><IMG style="WIDTH: 164px; HEIGHT: 191px" height=80 src="http://www.filelodge.com/files/hdd4/74109/546465464564565.jpg" width=106></A></P><P align=center><A href="http://www.bjk.com//"></A></P></DIV>

12月22日

galatasaray aşıkları kağıda dökmüş bizede okumak düşer

galatasaray aşıkları kağıda dökmüş bizede okumak düşer  

SEN eğer...

Bir Su olsan...OKYANUS ...

Bir Tepe olsan.... EVEREST...

Bir Şehir olsan...İSTANBUL olurdun... Eşi benzeri bulunmayan...

Bir Diken olsan...GÜL...

Bir Çiçek olsan...ORKİDE...

Bir Ağaç olsan ...ÇINAR olurdun....Asırlık Köklere dayanan..

SEN eğer...

Bir Mevsim olsan ..İLKBAHAR..

Bir İçki olsan ...ŞARAP...

Bir Bağlılık olsan...TUTKU olurdun....Tarifi mümkün olmayan..

Bir Kum olsan...ÇÖL...

Bir Taş olsan ...ELMAS...

Bir kumaş olsan...İPEK olurdun..En incesinden dokunan...

SEN eğer...

Bir Savaşçı olsan..SAMURAY...

Bir Camia olsan..İMPARATORLUK..

Bir Zaman olsan...SONSUZLUK olurdun...Tarihlere sığmayan...

Bir Kitap olsan....GERÇEK...

Bir Yazı olsan ..DESTAN..

Bir madalyon olsan ..ŞEREF olurdun...Göğsümüze takılan...

SEN eğer...

Bir Ses olsan...TRİBÜN..

Bir Öfke olsan ...VOLKAN...

Bir Yıldız olsan ...GÜNEŞ olurdun...İçimizi ısıtan...

Bir Zehir olsan...ŞİFA..

Bir Yapı olsan...MABET

Bir Kuş olsan ..ZÜMRÜT Ü ANKA olurdun ..Kendi küllerinden doğan..

SEN eğer...

Bir Karakter olsan ...ASİL...

Bir Organ olsan..YÜREK ..

Bir Sembol olsan ...ASLAN olurdun...Krallığı daim kalan...

Bir Kelime olsan ...AŞK..

İki kelime olsan ... SENİ SEVİYORUM ...

Bir Sevgi olsan..ANNE olurdun....Her şeyi karşılıksız yapan...

Bunların hepsi biraraya gelince ...

Adın... Galatasaray

Uğruna ölünse bile ,

ASLA.... Yalnız yürümeyecek olan...


--------------------------------------------------------------------------


ASLAN GİBİ

Dondurucu bir Soğuktur... Ama üşümem...
İçim sıcacıktır... Alev, Alev yanarım...
SARI- KIRMIZI...Kor bir... ATEŞ gibi...
Maça giderken...Samiyene... Adarım kendimi..
İbadet için Hacıların gittiği... MABET gibi...
Mağlup oluruz...Yuhalamam.. Sırtımı dönmem...
Omzuma alırım ONU... Her zaman içimde taşıdığım...
VEFA gibi... Coşkum azalmaz hezimetlerde...
Sesim yükselir....Kabıma sığmam...
Büyürüm...Zirvesi görünmeyen
DAĞLAR gibi... Karagünler yaşarız...
Yalnız kalmam...Gittikçe artarım...
Yuvarlandıkça coşan... ÇIĞLAR gibi...
Kupasız kalırız yıllarca...ASLA vazgeçmem...
Terketmem ONU...Çekerim CEFASINI ...
Çile Çile...Ölümüne yaşarım...
Yudum Yudum Acıyı...Karşılıksız olan...
KARA bir SEVDA gibi...Para yok , Borç çoktur ...
Tek tek kopar futbolcular yuvadan dağılmam... Parçalanmam...
Tam aksine yanyana TEK-YÜREK olurum ...Vücuda hayat veren...
Damardaki KAN gibi... Sahaya yedekler çıkar...
Formaya bakarım...Yine KIYAMET kopar...
Yıkılır ortalık... SEYİRCİ değil...
TARAFTAR olurum...Takıma yardım eden MELEK
Rakibin üstüne çöken ZEBANİ gibi... TRİBÜN değil...
KAPALI olurum..Takıma CENNET...
Rakibe çıkışı olmayan CEHENNEM gibi..Ülke dar gelir...
Karış karış giderim peşinden... ASLA yalnız yürütmem onu...
Takip ederim ...Işığın ardındaki...
GÖLGE gibi...Hayatımın amacı O'dur...
ONLA ağlar , ONLA gülerim ...
Ailem , Sevgilim , Rakiplerim beni hep ONDAN kıskanır...
Ben böyle yaşamayı severim...
Çünkü ben GALATASARAYLIYIM..
Yani...
ultrAslanlar gibi...


--------------------------------------------------------------------------


BEN GALATASARAY
----------------------------------
Hayat varsa ben varım...
Ölüm varsa ben yokum...
Ama Sen gelemezsin yanımda...
O yüzden ayrılmak tek taraflı SENDEN...
Çünkü SEN hep varolacaksın...

Üzülme, milyonlarca BEN seninle paylaşmaya
devam edecek yaşamı...
İçtiğim SU ...
Soluduğum HAVA'sın...
Geceleri en güzel rüyam...
Sabahleyin doğan GÜNEŞİM'sin...
Bazen hüzün , genelde hep neşesin...
Çılgın sevinçler , tarifsiz kedersin...
Tatlı bir yorgunluk , huzur veren bir Denizsin...
Yüreğimdeki kıpırtı , kulağımdaki Sessin...
Şarkıdaki bir sözde , milyonlarca gönülde ,
Boğazımdaki düğümde , akan gözyaşımda SEN saklısın...
Hayata dair ne varsa Sensin...
Ben GALATASARAY , SEN bensin...
Hani sinirlenirim ya bazen sana değildir ,
kendime kızarım , anama kızarım , babama kızarım ,
oğluma kızarım ama Sana asla...
Beraber büyüsekte , Çocukluk işte...
Yaşım kaç olursa olsun sana bir şey olacak diye korkuyorum...
ASLA kimse bir şey yapamaz biliyorum ...
Ama dedim ya dayanamıyorum...Sana kötü davranıldığında...
Öfkem de büyük oluyor..
Hastalandığımda Şifam...
Karagünlerde Umudumsun...
Her derdime Deva oldun...
Doğumdan , Ölüme...Hep SEN varsın..
Ne yapsam az geliyor uğruna...

Birde ...

Severken ayrılmak koyarmış ya her İnsana...
Onu bilmek hırçınlaştırıyor beni...
Ansızın yokolursam bir gün..
Ne olur küsme sakın ...
Senden koptuğumda ,
SARI- KIRMIZI bir kefen yeter bana...
Ararsan beni gökyüzüne bir bak...
YILDIZ olurum belki...

Samanyolunda seni sevenlerin arasında...


--------------------------------------------------------------------------


Biz öööle kendi hayatımızı efendi gibi yaşamaya çalışırken...ne biliyim...sağa sola salça olmadan...

Belki en büyük keyfimiz...güneşin Allahına kadar vurduğu altın sarısı biramızı yudumlarken...
Birbirimize aşk acılarımızı, ''pardon! gözüme toz kaçtı!'' hissiyatı içinde fısıldarken...

Bacağımıza sürünüp duran bir KEDIYI okşarken,
''Ooluum bu KEDI hayvanı var ya, tekamül zincirinin
en son halkası lan...BUDA'dan bile daha bilge lan bu hayvan!'' şeklinde naif muhabbetlerimizi yaparken...

Kanımızı dökerek kurduğumuz ayyaş Cumhuriyetin en aşşağılık başkentleri Aksaray meyhanelerinde...ileri karakolları olan parklarda...gökte sadece sahici bi dolunay...elimizde güsel Marmara...şehirin götünde pireler uçuşurken ve biz terkedilen bir sevgili nasıl üşürse...işte ööle üşürken...ve daha onyedi...onyedi...on yedi...iken aşk konuşulur di mi...hayır...biz senin adını fısıldıyorduk Galatasaray...bunu hiç bilmeyeceksin!

Gecenin cükünde...her Türkgh babası gibi ayyaş bi babanın sızmasını bekledikten sonra...yine boynumuzda sarı-kırmızı kaşkollar...yine aynı dolunayın altında buluşup...bağrında gecelemek için sana koşarken...içtiğimiz o güsel Marmaranın bile adın kadar içimizi ısıtamadığını hiç bilmeyeceksin Galatasaray!

1980'ler...sokağa çıkma yasakları...daha on yedi...
on yedi...on yedi...bile diilken...geceleri...boynumuzda sarı kırmızı kaşkollar...elimizde sarı kırmızı pankartlar...bir militan gibi toplum polislerinden kaçarken... ve bütü yaşıtlarımız...geceleri...gayrımeşru bu şehrin gayrımeşru duvarlarına kahrolsun faşizm yazarken...biz geceleri aynı duvarlara...en büyük CIMBOM yazdık...ve bütün yaşıtlarımız...gündüzleri mütemadiyen fEbE iken...biz aleme inat seni sevdik...
komik olan şuydu...tarihinin en zavallı dönemiymiş meğer...hiç şampiyon olamazdın o zamanlar...biz de zaten farkında diildik...hep güsel Marmaraydık çünki...
daha on yedi...on yedi...on yedi...bile diildik...neden GAASSARAY? diyenlere...
Because, GÜSEL MARMARAYLA GÜSEL GİDİYOR! derdik...
ki...bunu hiç bilmezsin...

Daha onyedi... onyedi...onyedi...bile diildim diyom...alooooooo?

Ulan Gaassaray! söyleyecek o kadar çok şeyim var ki sana!

Ulan! anlatacak o kadar çok hikayem varki Gasassaray!
anam avradım olsun hiç bilemeyeceksin!

Bu kediler var ya...çok enteresan hayvanlar abi...


--------------------------------------------------------------------------


EY G.SARAYLI

Varsın basın türk sporunu katletsin tiraj uğruna ,varsın bayrağını yırtan cavusoğlu erdemden bahsetsin fütursuzca,varsın spora düşmanlık sokan ali şen ahkam kezsin kaygısızca ,varsın kapısnın önündeki pislikleri görmeyen rakip yöneticiler spor ahlakından bahsetsin aymazca,varsın karşıdındaki şer ittifak kinini kussun kaygısızca

bağrına bastığın futbolcuların bile demişse buraya kadar ..yöneticilerin gaflet uykusunda uyuyorsa umarsız

sakın ola hiçbirşeyden korkma inancını asla kaybetme pes etme

senki cesaretini aslan nihat'tan efendiliği dürstlüğü metin oktay'dan fedakarlığı bodiri'den almışsın sen 1905de doğan güneşin sevgi dolu ışıklarını kalbine yazmışsın

senki türkiyenin edirnesine van'ına en büyük sen yazmışsın..senki avrupayı titretmiş tür'ün onurunu gururunu sancak yapmışsın

senki takımı ölesiye sevmiş iyi günde alkışlamış kötü günde bağrına basmışsın

senki galatasaraylısın ;

senin mazinde bin aslan yatar,senin sevgin çölleri aşar,senin gücün dğları deler

sen g.saraylısın unutma dostum

"GÜNEŞ HER GÜN YENİDEN DOĞAR SARI-KIRMIZI SAÇTIĞI IŞIK KARANLIĞI BOĞAR"

UNUTMA !!!!!!!



--------------------------------------------------------------------------


GÖZÜMÜ DAĞLASALAR , İPE GÖTÜRSELER !...

Nerelere gitmedik ki ? En ücra köşelere, en kötü deplasmanlara..Ne helikopterler korur bizi, ne köpekler , ne atlar, ne panzerler..Çook önceleri demiştik ki "kimsenin korumasına ihtiyacımız yok" kendi kendimize yeteriz çünkü ..

Hatırlamısınız 1500-2000 kuş için koca stadın 12 bin kişilik yeri kapattırılmıştı.Neredeyse limuzin ile kadıköyden alınıp olimpiyat stadına getirileceklerdi . Zor tuttuk..! Stadımıza gelen fener bahçeli traftarların kılına zarar gelmesin diye olağanüstü şekilde koruyan emniyet, yoktu dün gece...

1200 Aslan'dan bahsedelim ..Herşeyi göze alıp inönüye giden aslan yürekli insanlardan ...Otobüslere tıkıldılar, itildiler, kakıldılar, joplandılar ..İnsanlıktan öte bir çok davranışa maruz kaldılar.Alıştık artık her sene aynı senaryoları görmeye. Üstelerinde ki sarı-kırmızı polarları-formaları-t-shirleri başkanlarının armağanı değildi .Aksine onlar armağan etmişti başkanlarına isimlerini,logolarını .Karşılıksız aşk'ı bilirmisiniz siz ..?

Toplam 105 dakika içerisinde Hiç bitmeyen 50 dakika küfüre , maçın 11 dakika meşaleler yüzünden durmasına, yabancı madde sınıfına giren ama bize hiç yabancı olmayan onlarca değişik örneğin futbolcumuza , teknik direktörümüze atılmasının cezası sadece 3 no'lu anons oldu. Aynı hareketi Galatasaray taraftarı yapsaydı eğer kaç maç ceza alırdık.. ? MHK'yi bilmeyen varmı ? 26 numaralı formasıyla cinsiyeti tıp kurumunca hala belirlenememiş futbolcu'ya daha ilk yarının 40.dakikasına kadar verilmesi gereken 7 sarı kart vardı.Kuralları bilmeyen var mı ? Aslanlar gibi savaşan 11 vardı sahada .Aslanlar gibi bir Fran De Boer. Golf sporunu bilmeyen varmı ?

Evet lig başladığından bu yana berbat bir Galatasaray var.Aynı berbat Galatasaray bugün itibari ile süper,mega,fırtına,dahi Fener bahçe'nin 1 puan önünde. Yenilmez armada, efsane takım Beşiktaş'ın 5 puan gerisinde. Dua edin berbat'ız... Maçtan önce bütün spor kamuoyunun gözdesiydi beşiktaş .Bütün otoritelere göre "fark" atacaklardı, oysa önce attığımız "farkı" kapatmaları gerekiyor -ki bu da 20-30 senelerini alır. Tarih nasıl yazılır bilir misiniz ?

Meşale atarak uzaktan söverek delikanlı geçinen bir takım "esnaf" grubu bilmezler mi gün gelir içlerinde yanar o meşaleler ? Yüreğin olmadıktan sonra bakkal'ın olmuş ,kasap'ın olmuş, manav'ın olmuş, "çarşı" olmuşsun neye yarar ...?

İmparator Neron'u tanır mısınız ? Roma'yı nasıl yaktığını gören oldu mu ? Peki ya ultrAslan'ın İnönü stadını yaktığını görmeyen ? "Aşk"'ı bilir misiniz ? karşılığı olmadan "ölümüne " sevdiniz mi hiç ? Bilirmisiniz İçimizde ki Galatasaray aşk'ının Ferhat'ın Şirin'e duyduğu aşk gibi efsane olmadığını ? Peki gören olmuş muydu Ferhat'ın dağları deldiğini aşk'ı için ? gören, bilen yok ... Oysa ultrAslan demirleri bile yıkmıştı aşk'ı için.. Görmeyen oldu mu...?


Ulaş BAYAM


--------------------------------------------------------------------------


İŞTE ŞİMDİ BİTTİ

GALATASARAY , Rize'ye 2-0 yenilmişt. İstanbul siyah-beyaz'a boyanıyordu. Panik içindeki bazı GALATASARAYLILAR klübü basıyor. Derwall'i yuhalıyor,lokali taşlıyorlardı.
Ve biz işte o gün "Lig henüz bitmedi" diye yazıyorduk. Dün GALATASARAY soyunma odasına girerke, "İşte şimdi bitti" demeye hazırlanıyorduk ki Derwall'in gürleyişini duyduk.
"Yeni başlıyoruz çocuklar, seneye tekrar edeceğiz"

***
Şampiyonluksuz geçen 14 yılın tonlarla ağırlığını sırtlarında taşıyan 11 adam sahaya çıktıklarında şampiyonluğu hazmetmiş, kazanmaya azmetmişlerdi. Cumartesi gününü onlarla geçirmiştik. Gece saat 23.00'te onları yatağa gönderirken yüzlerinde hep aynı ifadeyi okuduk. Eskişehir maçını kafalarında oynamışlar ve kazanmışlardı. Aylardır, yıllardır onlarla beraberdik. Kafalarında kazandıklarında kazandıkları, maçı sahada kaybettiklerini görmemiştik. Ve dün kazandılar. Belki tarihin en güzel ve hırslı maçını oynayan Eskişehir'e karşı kazandılar. Sahaya sanki GALATASARAY'ı bir kez daha yakmak için yemin etmiş gibi çıkan hakeme rağmen kazandılar. Beşiktaş'a karşı oynayanları satılmışlıkla itham ederken, GALATASARAY'a karşı direnenlere şeref tacı giydiren çifte standartlı Bab-ı Ali'ye rağmen kazandılar. Dünyada hiçbir şampiyonluk bu kadar güç koşullarda kazanılmamıştır. Dünyada hiçbir takım böylesine bir mukaddes ittifaka karşı zafere ulaşmamıştır. Spor tarihini yazanlar GALATASARAY'ın dünkü şampiyonluğunu çok ayrı bir şekilde değerlendirmek zorundadırlar.

***
Herşeyin bittiğinin sanıldığı anda dahi inançlarını yitirmeyen GALATASARAY yöneticileri, teknik adamları ve futbolcuları. Bugün hiçbirinin adını yazmıyoruz. Çünkü bu birliğin bütünlüğünün, birbirine inanmışlığının zaferidir. Hepinize kutlu olsun. (Hıncal Uluç/ Cumhuriyet Gazetesi, 1986-87sezonu)


Gerçekten tarihte çekilen en büyük eziyetlerden biri..
Yazıdada söylenildiği gibi,bu eziyetin ardından gerek hakem gerek diğer takımlar gereksede medyaya rağmen kazanılmış muhteşem bir zafer..muhteşem tarihsel bir olay..İnancın ve birliğin eseri..

Tribünlerde yankılanan "14 sene bu çile,bitsin artık bu sene,sen şampiyon olacaksın,seni sevmeyen ölsün" tezahuratları eşliğinde en sonunda bu çileye nokta konulan zafer..
Düşününki yeni doğmuş bir çocuk,GALATASARAY'lı haliyle 14 yaşında takımının şampiyonluğunu görmüş..20 yaşında asker çağındaki bir genç 34 yaşında bu şampiyonluğun tadına erişebilmiş..Yeni nesilin kendini şanslı sayması için nacizane bir örnektir bu olay..Çekilen bu çile,bu olay,şimdiki zamanın kıymetinin bilinmesine ışık tutacak niteliktedir..

Hıncal Uluç'un beğendiğim ender yazılarından biri..O seneki olayları güzel özetlemiş ve anlatmış gerçekten..

Bu yazıyı ve anıyı bizlerle paylaştığın için kendi adıma teşekkürlerimi sunuyorum ve ayrıca şu notuda eklemek istiyorum..

"Tarih,tekerrürden ibarettir." S S
14 SENELİK BU ÇİLEEEEE
BİTSİN ARTIK BU SENEEE
SEN ŞAMPİYON OLACAKSIIIIN
SENİ SEVMEYEN ÖLSÜN
ÖLSÜÜÜÜÜN
SENİ SEVMEYEN ÖLSÜÜÜÜN
ÖLSÜÜÜÜN


Biz seni şampiyonlukla kupalarla dolu yıllarda sevmedik,
şampiyonluklara ,kupalara hsretken sevdik...
gs taraftarı 14 sene sabretmeyi bilmiş
biz bunun içn buyuğuz.

tribülerle çoşacaksin
sen kupalar alacaksin
tribünlerle çoşacaksin
sen kupalar alacaksinn
sen şampiyon olacaksinn
seni sevmeyen ölsünn
ölsünnn
seni sevmeyen ölsünn


--------------------------------------------------------------------------



Kampüslerin Efendisi
“O kırmızı polarlarıyla zıplamaya başlamıyorlar mı aynı danseden güller gibiler”

Ali Sami Yen müdavimi her Galatasaraylı’nın, biraz da içi yanarak baktığı, boş Eski Açık tribünlerine bu sezon bir haller oldu. “Sarı-Kırmızı-Şampiyon-Cimbom”, dörtlü tezahüratında çoğu sefer mızıkçılık yapan, kapalının pek de karşılıklı tezahürat yapmaya cesaret edemediği, çekirdek satanların her maçta köşeyi döndüğü, “minderi bol ruhu az Eski Açık”, sezonun 5. haftasında akademik reformistlerin akınına uğradı!.. İlk zamanlarda tezahürat yapma konusunda acemilik yaşamadılar değil. O kırmızı polarlar haftalar sonra belki kapladı sıraları ama bir gerçek vardı ki Ali Sami Yen’de; Eski Açık bir daha eskisi gibi olmayacaktı. 3.yıldızı giden yolda herkes onların hakkını teslim etti tribünlerde. Delikanlıydılar, taze kandılar, susmadılar, susturmadılar. Muhteşem şampiyonluk gecesinin ertesinde, herkesi tatlı bir huzur kaplarken, onlar okullarında final yolunu tuttular...

T cetveli out sopalı pankart in!
ultrAslan’ın dernek merkezinde buluşuyoruz onlarla. Yazın sıcağı değil Galatasaray hasretiyle yanıp tutuşuyorlar hepsi. Tek tesellileri Dünya Kupası’nda Milli Takımı sırtlayan Aslanları ekran karşısında görebilmek.Yönetim kurulu toplantılarının akşamına verdikleri randevu beyin takımını bir arada görmemizi sağlıyor. Çünkü onlar Türkiye’nin dört bir köşesinde okuyan Galatasaraylılar. Toplantı masasındaki ciddiyet, kariyer yıllarının bir ön hazırlığı gibi üst düzey yöneticilerden tek farkları hepsinin renkli spor ayakkabılar giymiş olmaları. Yönetim kurulu biraz mühendis ağırlıklı. İnce eleyip sıkı dokuyan tarzdan arkadaşlar. “Siz bu sezona kadar nerdeydiniz?” diye başlıyoruz. Grubun politikacı olmaya namzet sözcüsü Okan alıyor sözü: “Biz Ali Sami Yen tribünlerinden geliyoruz. Bazılarımız Kapalı tribünde idik, bazılarımız Yeni Açık’da. UltrAslan oluşumu içinde, Eski Açık tribünü canlandırma projesi çerçevesinde birçoğumuz müdavimi olduğumuz tribünleri terk edip Eski Açık’a geldik.”

Çıkış noktası Galatasaray Lise ve Üniversitesi
ultrAslan Genel Koordinatörü Alpaslan Dikmen, ultrAslan-Uni oluşumunun, 80’li yıllarda Galatasaray Lisesi’nden akın akın İnönü Stadyumu’na koşan öğrencilerin son yıllarda azalması sonrasında doğduğunu belirtiyor. “Öncelikle Galatasaray Lisesi ve Üniversitesi öğrencileri , birarada takımımızı desteklesin diye düşündük ancak gördüğümüz potansiyel bizi Türkiye’nin tüm üniversitelerine taşıdı” diyen Dikmen, startın geçen sezonun 5.haftasında verildiğini ekliyor.Üniversitelerde ilk teşkilatlanma, İstanbul Ünivertesi İşletme, Boğaziçi, Yıldız, Bilkent, İ.T.Ü, Yeditepe ve Fatih Üniversite’lerinde başlıyor. Üniversite yönetimlerinin, -ezeli rekabetin yüksek tansiyonunu öne sürerek- pek de sıcak bakmadığı taraftar kulüpleri, kampüslerde oluşturulan taraftar masalarıyla üye toplamaya başlıyor. Yönetim kurulu üyeleri adeta birer misyoner gibi çalışıyor okullarında ve Ali Sami Yen Stadı atmosferiyle tanışmamış arkadaşlarını yeni bir dünyanın içine sokuyorlar.

Cehennemin akustiği
Ligin 5.haftasında oynanan Diyarbakırspor karşılaşmasında Ali Sami Yen müdavimlerini bir sürpriz bekliyor. Eski Açık’ı dolduran 500 üniversiteli, cüzdanlarının en şık köşesine yerleştirdikleri kombine kartlarıyla “cehennem akustiğine” katkıda bulunmaya başlıyorlar. İlerleyen maçlarda Eski Açık’tan fışkıran coşkulu tezahürat, uzun yıllardır bu tribünde yumruk-şov yapmayı unutan futbolcuları da ayartıyor. Artık takım her maçta Eski Açık’ı selamlamadan santraya gitmiyor. Ligin 13.haftasındaki Samsunspor maçında yaşadıklarını ise başkanları Kayhan Berberoğlu anlatıyor: “O gün yağan şiddetli yağmura rağmen yine tribünümüze doldurmuştuk. Yönetim bize bir jest yaptı ve daha fazla ıslanmamamız için kapalı tribünün kapılarını açtı. Ancak hiçbir uni’li tribününü bırakıp gitmedi. O gün artık iyi bir taraftar grubu olduğumuzu anladık”. “Beraber yürüdük biz yollarda, beraber ıslandık biz bu yağmurda” dan bir başka tribün klasiği slogana geçiyoruz: “Ne bir kızı sevmek ne de üniversiteyi bitirmek tek dileğimiz seni şampiyon görmek”: Son 10 yılda 7 şampiyonluk gören, 3.yıldızı göğüslerinde gururla taşıyan Uni’lerin “dileklerinin” yerine geldiğini tartışmaya gerek yok. Dersler ne alemde diyoruz? Bir kızı sevmek konusunda yeni biten bahar günlerinin ertesinde pek sorunları yok ama Galatasaray sevdası bazılarının birkaç yıl daha ultrAslan-“uni” olarak kalmasına sebep olacak gibi...

“Beyoğlu Galatasaraylı kalacak”
Galatasaraylı olmanın kampüslerde arkadaşlığı pekiştirdiği konusunda hemfikirler. Özellikle İstanbul dışından okumaya gelen arkadaşlarının, tribünde birçok yeni dost kazandığını belirten Mesut Türker: “Kampüste de tribünde de hep beraberiz. Uniler olarak dolaşıyor, geziyor, eğlenmeye gidiyoruz.” Arkadaş gruplarının, uni sonrasında değişime uğradığını itiraf ediyorlar. Galatasaray’ın hiçbir zaman taraftarından esirgemediği Avrupa zaferlerinden sonra, soluğu Nevizade’de alıyorlar. “Beyoğlu Galatasaraylı kalacak” sloganının yakında bir kampanyaya da önderlik edeceğini müjdeliyorlar. Maçlardan önce buluşma noktası, numaralı tribün yolu üzerindeki basketbol sahası. Maçlarda yapılacak şov organizasyonları günler öncesinden planlanıyor. Cep telefonu faturalarımız bu sezon üçe katlandı” diyen Okan Kızılırmak, yönetim kurulunda yer alan arkadaşlarının canla başla çalıştığını belirtiyor. İletişim yoğunlukla İnternet kanalı ile sağlanıyor. ultrAslan-uni’nin tüm üyelerinin haberdar edildiği ana e-posta grubunun dışında her üniversitenin de lokal e-posta grupları var.
Ayrıca ultrAslan dernek merkezini arayan her ultrAslan-Uni tüm sorularının cevabını ve her sorunlarının dermanını mutlaka buluyorlar.


“Deplasmanlarda piknik yapmıyoruz”
“Başka kulüplerin üniversiteli oluşumlarıyla ne farkınız var?” sorusuna biraz kinayeli cevap veriyorlar: Onlara kalsa kendilerinden başka kulüplerin üniversiteli oluşumları yok. Herşeyin ilkini en iyisini onlar yapıyorlar. Biz geçen sezon üniversiteli taraftara kombine uygulamasının ilk Kadıköy’de yapıldığını kabul ediyoruz ama onlar da rüyadan uyansınlar artık. Biz 82 üniversitede varız ve çığ gibi büyüyoruz. Sesi en fazla çıkan Okan Kızılırmak alıyor sözü yine: “Bir de sanırım gittiğimiz deplasmanlarda yol üzerinde piknik yapmıyoruz. Taraftarlık ritüeli neyi gerektiriyorsa onu yapıyoruz biz” diyor. Masadaki holding ciddiyeti yerini tribün kahkahalarına bırakıyor. “Galatasaray tribününde kendi başına hareket eden ya da herhangi bir derneğin maddi desteğini alan bir oluşum olmadıklarının” altını çizen Başkan Kayhan Berberoğlu: “Hepimiz ultrAslan’ın bir parçayız. Üniversiteli olmaktan başka bir sıfatımız yok.Üniversiteyi bitirdiğimizde tribün hayatımıza ultrAslan olarak devam edeceğiz” diyor. Zaten tanıtım broşürlerindeki slogan da Kayhan’ı doğruluyor: “Gençliğiz, Geleceğiz, Galatasaray için her yerdeyiz”. ultrAslan-uni’nin ana sloganı “Her Yerdeyiz” bir araya gelmeden önce Fatih Üniversite’li Galatasaraylıların sloganıymış. Sloganın yaratıcısı Selçuk Tunceli alıyor sözü: Biz Galatasaray’ın temsil edildiği her yerde destek sağlıyoruz. Uni’ler sadece Ali Sami Yen’de biraraya gelmiyor. Bayan voleybol takımının maçlarına da gidiyoruz, altyapının maçlarına da. Sutopu maçına ilk kez gittiklerinde, kuralları bilmedikleri için biraz karizma kaybına uğradıklarını da itiraf etmeden duramıyorlar. Mesut Türker: Hepimiz hayatımızda ilk kez sutopu maçına ”Jgitmiştik. Kuralları bir kenara bıraktık, tezahüratımıza devam ettik diyor.

Mağlubiyetin onuru için ayağa!
Roma ile oynanan Şampiyonlar Ligi karşılaşmasında yaptıkları sopalı pankartlar, İtalyan medyasında haber olurken, sezonun en büyük taraftarlık dersini Barcelona maçında veriyorlar. “Bizim amacımız seyirci olan arkadaşlarımızı taraftar yapabilmekti” diyen Sakarya Üniversitesi’nden Gökhan Ermiş, “Barcelona maçının Türk futbol tarihinde bir milad olduğunu” söylüyor. Gerçekten de o gece Ali Sami Yen Stadı’ndaki 30 bin seyirci, 90 dakika hiç susmayan Eski Açık tribünü ürpererek izliyorlar. Sahada savaşan, ancak ofsayttan gelen bir golle son dakikalara 1-0 mağlup giren 11 Aslan’a, startını yine uni’lerin verdiği bir alkış yağmuru kopuyor. Statdaki 30 bin kişi ayağa kalkıyor ve mağlubiyetin ter kokan onuru için elleri patlarcasına alkışlıyor takımını. O gece 30 yıl aradan sonra bir stadyuma ayak basan İtalyan yönetmen Antonino Sucameli, taraftar için şöyle not düşüyor Galatasaray Dergisi’nin ilk sayısındaki yazısında: “Barcelona karşısında mağlup takımını alkışlayan ve mağlubiyeti büyük bir onurla kabullenen Galatasaray taraftarından Avrupalı taraftarın öğreneceği çok şey var.”

Nasıl üye olunur?
ultrAslan-Uni oluşumu içinde yer almak isteyen üniversiteli Galatasaraylılar için, ilk adres
www.ultraslan.com sitesi. Uni sayfalarında, okudukları üniversitenin temsilcisi ile e-posta aracılığı ile kontak kurabilirler. Ancak İnternet üzerinden üyelik kabul etmiyorlar. Üye olmak isteyenler, okul temsilcisi ile direkt görüşerek ve iki üyenin referansı ile kabul görüyor. Başkan Kayhan Berberoğlu: “ Üye sayımız 9000 ve bunların hiçbiri sanal üye değil. Tüm üyelerimiz doldurdukları formlar sonrasında 2.5 milyon TL karşılığında ultrAslan-Uni kartını sahip oluyor. ultrAslan-Uni kartlarının arkasındaki slogan dikkat çekici: “Sizler geleceğimizsiniz. Lisanslı ürün kullanımını teşvik edin”, bu sloganı ultrAslan yöneticisi abilerinin özellikle yazdırdığını da üzerine basa basa söylüyorlar. ultrAslan-uni, 82 üniversitede faaliyet gösteriyor. Üyelerin 2000’e yakını ise bayanlardan oluşuyor. Okul sezonunda kampüslerde asılan afişler ve broşürler vasıtasıyla PR çalışmalarını sürdüren Uni’lerin, Galatasaray taraftarının gelecek yıllardaki profiline de katkılarda bulunacaklarını iddia ediyorlar. Okan Kızılırmak bunu “İstanbul dışından okumaya gelen ve burda “bilinçli taraftar” olmayı öğrenen arkadaşlarımız, mezuniyet sonrasında kendi şehirlerindeki Galatasaray derneklerinde de aktif görevler alacaklar.” şeklinde açıklıyor.

ODTÜ’den Ahmet Sayın alıyor sözü: “Biz stada Galatasaray’ımızı desteklemek amacıyla geliyoruz. Organize ettiğimiz tribün şovlarını yapmakta bazen zorlanıyoruz. Emniyet mensuplarından biraz daha anlayış bekliyoruz.” Bütün yönetim kurulunun ortak fikri bu. “Biz Ali Sami Yen’deki şovun bir parçasıyız. Stadyumdaki görevli insanlardan anlayış bekliyoruz” u duyurmak için biraz seslerini yükseltiyorlar. Gelecek sezon gittikleri deplasmanlarda maç öncesinde üniversitelerde paneller düzenlemeyi ve ultrAslan-Uni oluşumunu tüm Galatasaraylılara anlatmayı amaç edinmişler. Onları yönetim kurulu toplantısında gelecek sezonun organizasyon projeleriyle başbaşa bırakırken, ultrAslan merkezinin duvarlarında “gerçek efsanlerle” göz göze geliyoruz. Önce Metin Oktay’ın resminde asılı kalıyor gözlerimiz. Uni’lerin hiçbir zaman seyretme şansı bulamadıkları, fakat 10 numaralı üyeleri olarak kabul ettikleri Metin Oktay’da. Çiçeği burnunda bir “yüzbaşı” olarak, “Albay” Hagi’ye bir selam çakıyoruz.
İmparator’un resmine bakıp “şükür kavuşturana” diyor, derneğin kapısından Karıncaezmez Şevki’nin bir fotoğraf karesiyle uğurlanıyoruz. Uni’lerin bizde bıraktığı taraftar ateşini, İstanbul’un bir yaz akşamının serinliğinde söndürüyoruz...

ULTRASLAN

galata.gif

gs.gif

 

 

 

 

OYLAMA SONUŞLARI İÇİN

http://www.leothemaster.com/

ARKADAŞLAR SİTEYE BAKTIKTAN SONRA AŞAĞIDAKİ  LİNKE TIKLAYIN VE EN İYİ SPOR DALINA GİREREK ULTRAGS Yİ TIKLAYIP OY VERİRSENİZ BUNA SEVİNİRİM

http://turkoscars.leothemaster.net/

NOT: OLAMA YAPARKEN AŞAĞIDAKİ LİNK YARIŞMADA BARDIR BU SAYFA YARIŞMADA DEĞİLDİR

 

http://spaces.msn.com/members/ultraslangalatasaray19/

GA117629[1].gif

 

Galatasaray_13.gif

x1pNWjjkHJ3o_w2bgv1H3c_M6N8a8nsRM0p602Uf4uCXnxHzxtiJue-24CQTpjZGvHyBIGHVNfG_OzAEj9Ug3kBoYuTClVlFvRpe5HbCmoxzOSrWHQP8LHiiz1QRLUBU-793y_d3iS38qY.jpg

 

kralhakan1.gif kralhakan2.gif kralhakan3.gif x1pxzZ39wV--_fMLJZJ2UkEcMb4aG5duRvfmlXSIvVdVe6fUlQOpJYT-vUOmHdG6z3_SYNUhZScQ6lsmXiDpwMYP5CMoeiSCXKTnOnBYGvVvVhLl7jh7k94PKZousbCvuT1qyYiNm4V8Kc.jpg

x1pxzZ39wV--_d1Xgyv5db9i5uIJ3sYNK33dbYyMhO-Pe33_SZysYRBwtOOEj-CXAfLPJLM6zc8eFEA_yti9W0o19r7GuyGtBdEVlNH1IRihsQ1OCtwB4ZpqwcUsJ5ODRjn1iNRJCBHp4g.jpgkupa.gif 

x1pgliP38XxBL37AnlSEEosgMiafZz3kKTMD6TOX0J3PS63DD0vrtDBO2MbTGqN0aeVGo6ic15evoyOl2uEgszvZGovCMkcLRk9BnSs1N2_gFMzst7YBdhlBM5RnpJktakgVFV3dnW41CAhdP.gifFB 6 GS 0.gif

 

whosonline.gif cupasmall9js.gif

erkan.gif gs262qc.gif  

 ultra.gif

gercekleritarihyazar26xm.jpg GALAT.jpg back_458.jpg

uefa.jpg

sukur1024768.jpg

gs-kup6.jpg gs-kup9.jpg

ultraslan.gif ultraslan34.gif

Asiyebahce nasıl kurtulur ?

Fenerbahce nasil adam olur?

  1. olmaz..!
  2. takimin ismi yenerbahce olsun
  3. sahaya 22 kisi ciksin
  4. kaleye 5 rustu gecsin
  5. bayir asagi oynasin
  6. kaleleri 3 metre eninde, 1 metre yuksekliginde olsun
  7. her macinda orta hakem ali sen, yardimcilari da omer cavusoglu ile ziya sengul olsun
  8. fenerbahce icin 3 korner bi penalti, bi penalti iki gol olsun
  9. rakiplerin sadece bacak arasi attigi goller gol sayilsin, hatta o da sayilmasin
  10. fenerli futbolculara elle oynamak serbest, rakibe ayakla oynamak yasak olsun (hadi bakalim)
  11. fenerli futbolculara rakibe kirmizi kart gosterme yetkisi verilsin.
  12. taktik antrenmanlarda bu yetkiyi kullanmalari siki siki tenbih edilsin
  13. fenerli defans oyuncularina atesli silahlar kullanmak serbest olsun
  14. fener ceza sahasi mayin tarlasina donusturulsun, etrafina ici timsah dolu
  15. hendekler kazilsin, hava toplari icin patriotik hava savunma sistemi kurulsun.
  16. birisi futbolculara, futbolun ayakoyunu degil, yurek ve kafa oyunu oldugunu anlatsin
  17. futbolcu transfer ederken "kahve ne renktir?", "portakal ne renktir?" diye bir zeka testi yapilsin
  18. yoneticilere dogru cevaplarin kahverengi ve portakal rengi oldugu ezberletilsin
  19. futbolcular antenmanda kartopu, saklanbac, ac kapiyi bezirganbasi, kutu kutu pense oynayacaklarina istop, yakartop, ya da kukali saklanbac oynasinlar
  20. teknik direktor olmasin. takimi spor basinindan omer urundul baskanliginda bir koalisyon yonetsin
  21. anderson satilsin, yerine direk dikilsin
  22. rakip sahaya paf takimiyla ciksin fener sahaya paf takimiyla ciksin
  23. uc bes el-kaide transfer edilsin. olumune oynamak nasil olurmus ogretsinler
  24. yirtici bir santrafor transfer edilsin. bulent ecevit olabilir
  25. taraftarlara "yenilsen de yensen de taraftariz senle" felsefesi iyice yerlestirilsin
  26. olmaz..!

 

fenerbahçenin ilkleri

 

1)SAMPIYON OLMADAN KENDISINI SAMPIYON ZANNEDIP TURUN ATAN TEK CAMIA
2)YAYLA CUP'A KATILAN ILK VE TEK ISTANBUL TAKIMI
3)PENDIK'E ELENEN ILK 1.LIG TAKIMI
4)KENDI FUTBOLCUSUNU JIP ICINDE DOVEN TARAFTARA SAHIP ILK DUNYA TAKIMI
5)2.LIGI KUTLAYAN TEK DUNYA TAKIMI
6)EZELI RAKIBIYLE BERABERE KALDIKTAN SONRA SABAHLARA KADAR EGLENIP,SAMPANYALAR PATALAN TEK TAKIM.
7)AVRUPA KUPALARINDA SIFIR CEKEN ILK VE TEK TURK TAKIMI
8)KENDISINE KOYAN KULUP ADETI KADAR FORMASINA YILDIZ YAPTIRIP,SAKLABANLARIN KIYAFETLERINE TAS CIKARTACAK GUZELLIKTEKI FORMAYA SAHIP ILK VE TEK DUNYA TAKIMI
9)KENDINI DUNYA TAKIMI OLARAK GOREN AMA KADIKOY'UN DISINA CIKAMAYAN,CIKTIGI ZAMANDA SAYISIZ TACIZ VE TECAVUZLERE UGRAYAN ILK VE TEK TAKIM.
10)EZELI RAKIBI TARAFINDAN KALESININ ORTASINA BAYRAK DIKILEN ILK VE TEK TAKIM.
11)TARAFTARINA PARA VEREN VE TARAFTARLIGI KOPEKLIGE CEVIREN ILK VE TEK TAKIM.
12)20 SENEDE BIR TURKIYE KUPASI ALAN TEK TURK TAKIMI.
13)KADROSUNDA TOPLAM 4 TURK FUTBOLCU BULUNDURMASINA RAGMEN KENDISINI TURK TAKIMI ILAN EDEN VE KADROSUNDAN MILLI TAKIMA 10 FUTBOLCU VEREN EZELI RAKIBINI SIRP TAKIMI ILAN EDEN ILK VE TEK KULUP.
14)KURTULUS SAVASI SIRAINDA TUM SPOR KULUPLERI DAGILMIS,OYUNCULARI CEPHELERE GITMESINE RAGMEN fb DAGILMAMIS VE OYUNCULARI SAVASA GITMEKTEN KORKMUS;VE BU SAVASTAN KACAN VATAN HAINLERIYLE BIR MAC KAZANARAK KENDISINI MILLI KAHRAMAN ILAN EDEN ILK VE TEK TAKIM.
15)EZELI RAKIBININ UEFA CUP VE SUPER CUP GIBI DUNYANIN EN BUYUK KUPALARI ARASINDA GOSTERILEN KUPALARI KAZANMASINDAN DOLAYI YAPMIS OLDUGU EGLENCELERI GORMEMISLIK,ABARTI VE EZIKLIK OLARAK NITELENDIREN fenerbahce.SAIBELERLE TURKIYE LIGI SAMPIYONU OLDUKTAN SONRA 1 SENE BOYUNCA BU SAMPIYONLUGU KUTLAYARAK EN UZUN SAMPIYONLUK KUTLAYAN TAKIM OLARAK GENE BIR ILKE IMZA ATMISTIR.
16)HAYATTAKI TEK HEDEFI EZELI RAKIBINI YENMEK OLAN VE EZELI RAKIBIYLE YAPTIGI MACLARA GORE ANTRENOR,YONETIM VE FUTBOLCU DEGISTIREN ILK VE TEK TAKIM.
17)BIR SAMPIYONLUKLA KENDISINI EFSANE ILAN EDECEK KADAR ALCAK GONULLU OLAN AMA GALATASARAY'IN YILLARDIR AVRUPADA KAZANDIGI BASARILARDAN SONRA KENDISINE AVRUPA FATIHI DEMESINI ABARTI BULAN ILK VE TEK TAKIMDIR.
18)KAYNAGI HICBIR ZAMAN TUKENMYEN PARAYA SAHIP OLMALARINA RAGMEN STADLARINDA SUREKLI ELEKTRIK SAGLIYAMAYARAK TURKIYE'YI AVRUPAYA REZIL EDEN ILK VE TEK TAKIMDIR.
19)AVRUPA'DA HICBIR VARLIK GOSTEREMEMESINE VE TURKIYE'DE EZELI RAKIBINDEN DAHA AZ KUPAYA SAHIP OLMASINA RAGMEN KENDISINI TURKIYE'NIN EN BUYUK TAKIMI ILAN EDEN TEK TAKIMDIR.
20)KENDISINI BIR INSAAT SIRKETI ZANNEDIP YAPTIGI BINALARLA OVUNEN ILK VE TEK TAKIMDIR.
21)KENDINI TARAFTARINI DOVEN VE KENDI TARAFTARINA KUFUR EDEN OYUNCUYU ALAN ILK VE TEK TAKIMDIR.
22)BUTUN TESISLERININ BULUNDUGU YERLERDE AYRICA BIRDE BOKLU DERE OLAN ILK VE TEK TAKIMDIR.
23)EZELI RAKIBININ ARTIKLARINI TOPLAYARAK EZELI RAKIBINI GECECEGINI ZANNEDEN ILK VE TEK TAKIMDIR.




ULTRASLAN




x1pNWjjkHJ3o_w2bgv1H3c_M0TA0PvBbKwP8oY8uso4x-ZzOf1rDzkin9Yq-WyaL4D3VmGh7Uj4PGeA6Fg9-L5sOF0i7UUriK2L1bhxQIoIMQadx42m8RcQsIpf8bhxKfGi0AsbzZmaKuw.jpg  

escincell.gif

  

  e-Mail Me

forma.jpgstingi.gif

kestane.jpg 

x1pNWjjkHJ3o_w2bgv1H3c_M6N8a8nsRM0p602Uf4uCXnxHzxtiJue-24CQTpjZGvHyBIGHVNfG_OzAEj9Ug3kBoYuTClVlFvRpe5HbCmoxzOSrWHQP8LHiiz1QRLUBU-793y_d3iS38qY.jpgFB 6 GS 0.gifGalatasaray_13.gif

nahalirsiniz.gif

 

 

 

 

 

EZİK ANİMASYON EZİKLER ÇÖPE

 

 

EZİK DÖVME!

FENERLİ TARAFTARI DÖVME

YUKARIDAKİ RESİME TIKLAYIN

 

daum1.jpg

 

intertoto.gif 

Galatasaray Ekran Koruyucu 1.0

indirmek için yazının üzerine tıklayın

escincell.gif

escincell.gifescincell.gif
escincell.gifescincell.gif
escincell.gifescincell.gif
 
escincell.gifescincell.gif
 

escincell.gifescincell.gif

 
 

escincell.gif

ULTRASLAN

 

 

 Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

  

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

...::galatasray avatarlar::...

 




      

   

 

 

 

 

 

 

 

BAŞKANLARIMIZ VE KUPALARIMIZ

MEDİA PLAYER BUNU İZLEMEDEN GEÇMEYİN

ESKİ LOGOLARIMIZ

 
 
 

İŞTE UEFA KADROMUZ


 

 

 

  

 

 

 

 

 

 

 

 

antiFENERBAHÇE

Image Hosted by ImageShack.us

 Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

 Image Hosted by ImageShack.us

 Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us

ARKADAŞIMIZA TEŞEKKÜR EDERİZ

http://spaces.msn.com/members/efe1988/

 
Image Hosted by ImageShack.us

 

 

 | 
 | 
SEYİTHAN ASLAN
 
 
SEYİTHAN
 
ASLAN
 
GALATASARAY
 
 
                                     ultraslan_galatasaray19@hotmail.com
                             ultraslan_seyithan@hotmail.com
10月6日

GALATASARAY RESMİ SİTESİ

SPACE KARDEŞLİĞİ

TurkOscars Oylaması by LeoTheMaster

<A href="http://turkoscars.leothemaster.net/ target=_blank">
<P align=center><IMG alt="TurkOscars Oylaması by LeoTheMaster" src="http://www.leothemaster.net/logo/tos_banner.gif" border=0></A>

<P align=center><A href="http://spaces.msn.com/members/seyit1987/"><IMG style="WIDTH: 164px; HEIGHT: 191px" height=80 src="http://www.maviegebilisim.com/butterflymaiden2dp.jpg" width=106></A></P><P align=center><A href="http://spaces.msn.com/members/ultraslanseyithan1987/"></A></P></DIV>


 

 

SAYFASINA EKLEMEK İSTEYENLER AŞAĞIDAKİ HTML KODU  EKLEYEBİLİRLER

NOT: GALATASARAYLI OLANLAR EKLEMEMİ İSTEYENLER MUTLAKA AŞAĞIDAKİ HTML KODUNU  SAYFALARINA EKLEYİP COMMENTS BÖLÜMÜNE MESAJ BIRAKIN

<P align=center><A href="http://spaces.msn.com/members/ultraslangalatasaray19/"><IMG style="WIDTH: 260px; HEIGHT: 187px" height=80 src="http://www.maviegebilisim.com/BULUŞMA%20NOKTASI.GIF" width=106></A></P><P align=center><A href="http://spaces.msn.com/members/ultraslanseyithan1987/"></A></P></DIV>

 

 

GALATASARAYIN RESMİ İNTERNET SİTESİ

RESİME TIKLAYIN

 

SAYFASINA EKLEMEK İSTEYENLER AŞAĞIDAKİ LİNKİ EKLEYEBİLİRLER


<P align=center><A href="

http://www.galatasaray.org/"><IMG style="WIDTH: 160px; HEIGHT: 183px" height=80 src="http://www.maviegebilisim.com/avatar113632_1.gif" width=106></A></P>
<P align=center><A href="http://spaces.msn.com/members/ultraslanseyithan1987/"></A></P></DIV>

 

 

SPACE KARDEŞLİĞİ

  

TurkOscars by LeoTheMastermawi_slyah&mesut_alan(¯`¦´¯) eNdLeSsLoVe (¯`¦´¯)

 

ESAT TORİK ADANA-TURKEY

 

 özeltürk alanına giderşizofren kelebeğin alanına gider aman dikkatli olun!! portakal çiçeği alanına gider

  28_PaMuK_PrEnS’in Sayfasına gitmek için TIKLAYIN aabeyin spacesi.Şehitlerin unutulmadığını kanıtlıyor...Aysuhan'in Sayfasi.. Image Hosted by ImageShack.us    ANKARA'DA YAŞAYAN SPACELER TOPLULUĞUDJ KÜRŞADİBRAHİM YIKILMAZ’adresine ulaşmak için Tıklayın

HAYATA DAİR HERŞEY BU FORUMDAmsn türkiye

  ۩۞۩๑ MjoRasTe ๑۩۞۩'nin sayfasına ulaşmak için tıklayınız! hayallerimle.com/gulgunesi

Image Hosted by ImageShack.usSpaces Dogum GünleriNE_DURUYON_TIKLASANA

 VSPACE

<P align=center><A href="http://spaces.msn.com/members/bvlgari1986/"><IMG style="WIDTH: 260px; HEIGHT: 187px" height=80 src=http://www.maviegebilisim.com/Graphic2.jpg''width=106></A></P><P align=center><A href="http://spaces.msn.com/members/bvlgari1986/"></A></P></DIV>

 

 

 

SİTEYE GİRMEK İÇİN RESİME TIKLAYINIZ

 

 

SAYFASINA EKLEMEK İSTEYENLER AŞAĞIDAKİ HTML KODU  EKLEYEBİLİRLER

 

<P align=center><A href="http://spaces.msn.com/members/measlanmeaslan/"><IMG style="WIDTH: 260px; HEIGHT: 187px" height=80 src=http://www.maviegebilisim.com/memo.BMP width=106></A></P><P align=center><A href="http://spaces.msn.com/members/ultraslanseyithan1987/"></A></P></DIV>

 

9月30日

WORLD SPACE

 

SİTEYE GİRMEK  İÇİN LÜTFEN RESİME TIKLAYINIZ

GALATASARAY MÜZESİ

Galatasaray Spor Kulübü’nün kurucusu Ali Sami Yen 1905 yılında Kalamış’da ilk Galatasaray Müzesi’ni açtı.

Müzede o güne kadar kazanılmış madalyalar ve kupaların yanı sıra tarihi fotoğraf ve belgelerle forma ve şiltler bulunuyordu.

Birinci Dünya Savaşı sonunda spor anılarımıza el konulacağı haberini alan kurucumuz Ali Sami Yen müzeyi 15 Mayıs 1919 tarihli Genel Kurul kararıyla Galatasaray Lisesi’ne taşıdı.

Türkiye’nin ilk spor müzesi niteliğini taşıyan Galatasaray Müzesi’nin müdürlüğünü şu an Ali Oraloğlu yapmaktadır.


Müze her Çarşamba saat 13.00 - 17.00 saatleri arasında ziyarete açıktır.

Müze’de Galatasaray Spor Kulübü’nün kuruluşundan bu yana kazanılan kupalar, şilt ve formaların yanı sıra Birinci Dünya Savaşı’na gönüllü olarak katılan 200 lise öğrencisinin kılıç, karabina silahları da bulunmaktadır.

Ayrıca müzemizde kulüp arşivi, 97 yıllık resim koleksiyonu, başta Atatürk olmak üzere Türk ve Yabancı Devlet Başkan’larının imzalı fotoğrafları ve 2000 yılında kazanılan UEFA Kupası ve Süper Kupa ile birlikte 3000 adet kupa bulunmaktadır.

Atatürk ve Galatasaray

Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ü "bir takım taraftarı" yapmak çabaları, tarihin gerçekleri karşısında her zaman hüsrana uğruyor.Ulusların yaşamında çok az sayıda kişi önder niteliğini kazanmış ve tüm ulusa mal olmuştur. Bu nitelikteki kişilerin kayıtlı belgeler olmadan sözel tanıklıklara dayanarak birtakım alanlarda tüm ulusun aidiyetinden koparılıp bazı camialara mal edilmesi yanlış bir tutumdur. Bu kişiler tarihsel özellikleriyle, kişiler, topluluklar, gruplar ve camialar üstüdür. Bunun tersini savunmak kişi ve camialara bir öncelik kazandırmayacağı gibi, toplumsal boyutta da onarılmaz yaralar açar. Bunun bilincinde olan gerçek önderler de, toplumun tümünü kucaklamayan ve kurucusu olmadıkları ya da arasında yer almadıkları oluşumlara katılma konusunda büyük hassasiyet gösterirler. Mustafa Kemal Atatürk bu özeni göstermemiz gereken kişilerin başında gelir.

Atatürk'ün Galatasaray camiasıyla olan ilişkisi, Galatasaray Lisesi'ni 2 Aralık 1930, 28 Ocak 1932 ve 1 Temmuz 1933 tarihlerindeki ziyaretleriyle somutlaşmıştır. Çok yakın bir tarihte yitirdiğimiz ve bugün örneğine pek rastlanmayan "dinozor" gazeteci Metin Toker' in sözleriyle

"Hiçbir lise Atatürk'ten böyle bir ilgi görmemiştir...Galatasaray, sadece 'Türkiye'nin' Batı' ya açılan penceresi' değil, Atatürk devrimlerinin en önemlilerinden, belki de en önemlisi laisizmin kilometre taşlarından biri olmuştur.

Nasıl Harp Akademisi, Harbiye ve Mülkiye sıradan eğitim müesseseleri sayılmazsa Galatasaray da sıradan bir lise sayılamaz."

Evrensel bir sevgi

Galatasaray camiasının Atatürk'e karşı duyduğu sevginin evrenselliği 956 okul numaralı Celalettin Som' un satırlarında çarpıcı bir biçimde dile gelir:

"Galatasaray Lisesi 7. sınıftaydım. Sınıf, müdür merdiveni karşısında, ön avluya bakan, müdür odasından sonraki ilk sınıftı. Beyoğlu Caddesi'nin bütün gürültüsü duyulurdu. İlk dersimiz Fransızcaydı. Hocamız Monsieur M. Journé anlatıyordu...Birden bütün sesler sustu...Koyu sessizlikte mektebin önünde virajı alan tramvayın acı çığlık sesine benzeyen demir tekerleklerin raylara sürtünmesinden çıkan ses kulaklarımızda çınladı...M. Journé ders anlatmayı kesmiş, başını elleri arasına almış ağlıyordu!..Tarih 10 Kasım 1938 saat 9'u 5 geçiyordu...ATATÜRK vefat etmişti." İşte o günlerde evrensel ve toplumlar üstü bir devlet adamına karşı duyulan evrensel sevgi budur.

 

Galatasaray Lisesi'ni İlk Ziyareti

1930 yılında dünyanın ve Türkiye'nin, siyasal ve toplumsal konjonktürü oldukça hareketlidir. Atatürk 18 Kasım'da bir yurt gezisine çıkar ve İstanbul'a döndükten sonra bazı okulları ziyaret ve teftiş eder. Devletin resmi yayın organı Ayın Tarihi mecmuası bu olayı şöyle anlatır (cilt 23-24, sayı 79-81, sayfa 6630-6631):

"3.12.1930; Reisicumhur Gazi Hz. saat ikide otomobille saraydan hareket ederek sıra ile Harp Akademisi, Mülkiye ve Harbiye Mekteplerini...buradan Galatasaray Lisesi'ni teşrif ettiler.(...) Galatasaray Lisesi'nde kütüphanenin hatıra defterini imzaladılar. Daha sonra müdür odasında bir müddet oturarak mektebin vaziyeti umumiyesi ve talebenin durumu hakkında konuştular. İmla, resim ve lisan derslerinde bulundular, mektep müdüründen uzun uzadıya izahat aldılar..."

Şimdi devlet arşivlerinden edinilen bu kuru ve nesnel bilgilerin yanına çağdaş yazınımızın öykücülüğünün ve tiyatro yazarlığının bir klasiği olan, benzersiz kurgu işçiliğinin yanı sıra edebiyatımıza 'humour' denilen ince alayı ve gözlem gücünü de kazandıran ve bir Galatasaraylı olan ustanın kalemine, Haldun Taner'in gözlemlerine başvuralım ve bu ziyareti bir kez de onun anlatısından dinleyelim:

Şarklıların Efsaneye Düşkünlüğü

"Ya sekizde ya dokuzda idik. Demek ki otuz, otuz bire rastlıyor. Mektepte bir telaş, bir kıyamet. Taş tablolar boyanıyor, yıkık yerler sıvanıyor. Meğer Gazi Paşa gelecekmiş. İdare her sınıfa Afet Hanımın, baskısı henüz bitmemiş Yurt Bilgisi kitabından üçer nüsha dağıttı. Talebeler kımlanıyor: 'Ah bir bizim sınıfa girse.' Hocalar başka gûna: 'Allah vere bizimkine girmese.' (...) Atatürk'e bakıyorum, resimlerinde sık sık gördüğümüz pozlarından birinde: Sol elinin iki parmağını üst yelek cebine takmış, başı hafif öne eğik, çatık kaşları ve o meşhur bakışıyla gözünün üstünden müdüre bakarak anlattıklarını dinliyor. Biz Şarklılar neden ille her şeyi büyütüp efsaneleştiririz. Aklı başında insanlardan duymuştum: 'Bakılamıyor efendim,' diyorlardı. 'İmkânı yok gözlerine bakılamıyor. Çenesine kadar hadi neyse ne ama, başınızı daha yukarı kaldırdınız mı, gözleriniz iki kuvvetli projektörle karşılaşmış gibi kamaşıyor, çarpılıp sersemliyor, bir şeyler oluyorsunuz.' Ben bunu duydum ya, şimdi korkudan başımı kaldırıp da yüzüne bakamıyorum. Bütün görebildiğim: Saatinin kösteği, yeleği, sol elinin yelek cebine dalmış iki parmağı, kolalı devrik yakası, hadi bilemediniz biraz da çenesinin ucu...Hepsi bu kadar. Ama çocukluk işte, şeytan dürttü. Ya herrü ya merrü deyip birden daha yukarı bakıverdim. A, ne kamaşma ne çarpılma, işte pekala bakılabiliyordu. Hatta müdür de bakabiliyordu. Hoca da bakabiliyordu.

Bu Gözlerden Hiçbir Şey Kaçmaz

Gerçi projektör, şimşek filan edebiyat ama, şunu söylemeli ki, bu bakış pek öyle herkesin bakışına da benzemiyordu. Bu gözler bir yere bakıyor ama baktığı şeyden çok daha gerileri çok daha derinleri görüyor gibi idiler. O gün, orada, onun karşısında çocuk kafamın koyduğu ilk teşhis şu oldu: Bu gözlerden hiçbir şey kaçmaz arkadaşlar. Bu adam kandırılamaz, aldatılamaz. Bu adam mugalataya, laf cambazlığına pabuç bırakmaz. Bu adam, bilmek için öğrenmiş olmaya ihtiyacı olmayan, bildiğini bilen, bilmediğini de şıp diye sezen bambaşka bir insandır(...) Atatürk mektepten ayrılmak üzere iken paydos trampeti çaldığından hepimiz bahçeye boşandık. Rahmetli, maiyetindeki mutat zevata bir şeyler söyledikten sonra talebe kalabalığının ortasına dalıverdi. O, tek başına, ortamızda, maiyetindeki zevat ise geride, çok geride, mektebin iki kanadı da açılmış cümle kapısına doğru yürümeğe başladık. Atatürk, yüzünü daha iyi görebilmek için yengeç gibi yampiri yampiri hatta gerisin geri yürüyen bir sürü çocuğun arasında, iki eli ceketinin iki yan cebinde, gururlu ve gülümser ilerliyordu. Büyük kapının önüne binlerce meraklı birikmişti. El ele vermiş polisler kaldırımlardan taşan halk kitlesini zor zaptediyorlardı. Karşı apartmanların her bir penceresinde ben diyeyim, on, siz deyin yirmi baş. Atatürk görününce bir alkış koptu. Aklımıza gelmiş gibi biz de onlara uyduk. Atatürk bu alkışlar arasında otomobiline bindi (...) Akşam, etütte yoklama yapılınca, o kargaşalıkta iki açıkgöz arkadaşımızın neharilere karışıp mektepten kaçtıkları anlaşıldı. Geçmiş zaman, kendilerine idarece bir ceza verildi mi idi, pek hatırlamıyorum. Galiba, bu tarihi günün yüzüsuyu hürmetine, Beyoğlu'nda sürtüp durdukları yanlarına kâr kaldı idi. E, artık o kadar da olmasın mı?"

İkinci Ziyaret

Mustafa Kemal, 28 Ocak 1932 Perşembe günü Beyoğlu'nda otomobille çıktığı bir gezinti sırasında saat 16'da Galatasaray Lisesi'ni ikinci kez ziyaret ederek onurlandırmıştır. Lisedeki tarihi Tevfik Fikret salonunda verilen bir müsamereyi izlemiş ve oyunda rol alan öğrencilere övgüler yöneltmiştir. Niyazi Ahmet Banoğlu'nun "Atatürk'ün İstanbul'daki Hayatı" adlı yapıtında bu ziyaret hakkında bilgi verilmektedir.

Üçüncü Ziyaret

Atatürk'ün Galatasaray Lisesi'ne üçüncü gelişinin tarihi 1 Temmuz 1933'tür. Gazi bu gelişinde öğrencilerin Tarih-Coğrafya-Yurt Bilgisi grubundan geçirdikleri orta mektep bakalorya sınavlarına bizzat katılmış ve çeşitli sorular sormuştur. Maiyetiyle (Riyaseticümhur Katibi Hikmet (Bayur), Başyaver Celal, Yaver Şükrü ve Cevdet Beyler ve Muallim Afet Hanım) Lise' ye gelen Atatürk talebenin alkışları arasında Müdürlük odasına çıkmış, burada müdür Tevfik Bey ve öğretmenlerle okul hakkında görüştükten sonra doğruca imtahan odasına girmiştir.

İlhan E. Postacıoğlu'nun anılarından Gazi'nin imtahan odasına girdiğinde sınavdaki öğrencinin Bandırmalı Ahmet olduğunu öğreniyoruz. Ardından Serbest Fırka'nın kurucusu Fethi Okyar'ın oğlu Osman (Okyar) sınav odasına alınır. Sınavdan çıkan Osman Okyar'a Atatürk tarafından babasına selam söylendiği öğrenciler arasında hızla yayılır ve büyük bir memnuniyet uyandırır. Atatürk'ün Galatasaray Lisesi öğrencilerine yönelttiği bazı sorular şunlardır: Atilla'nın Romalılar'la ilk harbi; Sevr muahedesiyle, Lozan muahedesi arasında ne gibi farklar vardır?; Eti medeniyeti; Devletçiliğin ve fertçiliğin mukayesesi; Şimendifer siyasetimiz; Malazgirt Meydan Muharebesi; Din ve laiklik üzerine sorular; İspanya yarımadası; Mudanya Mütarekesi; Bizanslılarla Türklerin ilk temasları; Referandum ve halk oylaması vb. Sınavlar gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürmüş ve Atatürk Galatasaray Lisesi'nden memnun kalarak ayrılmıştır. Dönemin okul müdürü olan Tevfik Ararat o günün izlenimlerini şu sözlerle anlatır:

"1 Temmuz 1933, Galatasaray Lisesi'nin yaşadığı en büyük gündür; o gün Gazi Hazretleri, müessemizde beş saat bir çeyrek saat kalmışlar, ve birinci devre Tarih-Coğrafya-Yurtbilgisi mezuniyet imtahanlarına giren talebemizden dokuzunu imtahan etmek lütfunda bulunmuşlardır. Galatasaray Lisesi, bundan sonra, o unutulmaz günü her sene anmak ve tekrar yaşamak için aynı devrenin aynı imtihanlarını daima aynı güne koyacaktır."



Bu yazı, "Dünden Bugüne Galatasaray" (Hazırlayanlar: Vefa O. Semenderoğlu-Osman Tamburacı), "Atatürk Önünde Tarih Bakaloryası" (İlhan E. Postacıoğlu), "Şişhaneye Yağmur Yağıyordu; Ayışığında Çalışkur" (Haldun Taner), "Atatürk ve Galatasaray" (Galatasaray'ın 500. Yıldönümünü Kutlama Komitesi), "Galatasaray Tarihine Ait Belgeler:I (1868-1933) (Orhan Koloğlu) başlıklı kitap ve belgelerden Metin Pınar tarafından derlenmiştir.

unutulmayanlar

 
ALİ SAMİ YEN (1886-1951)
Sonradan Yen soyadını alan Ali Sami bey, 20 Mayıs 1886'da İstanbul`un Kandilli semtinde doğdu.Babası, ünlü edebiyatçılarımızdan Şemsettin Sami' ydi. Galatasaray Lisesinde okudu ve futbol oynadı. 1905 yılında Galatasaray Lisesi'nden arkadaşlarıyla birlikte Galatasaray Kulübünü kurma kararını aldı ve Kulübün bir numaralı kurucu üyesi oldu. Ali Sami Yen ayrıca Türk futbolunun önde gelen örgütleyicilerinden de biri oldu. Yen 1923 yılında kurulan Türkiye idman cemiyetleri İttifakı'nın kurucuları arasında yer aldı ve başkanlığını yaptı. 1924 Paris olimpiyatlarına katılan Türk kafilesinin başkanlığını yaptı. 1926-1931 yılları arasında Türkiye Milli Olimpiyat komitesinin başkanlığı görevini yürüttü. Galatasaray'da 1905-1918 arasında 13 yıl, 1925'te 1 yıl olmak üzere iki dönemde 14 yıl başkan olarak hizmet verdi.Ali Sami Yen' in Sarı Kırmızılı kulübe önemli bir katkısı da Galatasaray Müzesinin kurulması oldu. 1905 yılında yönettiği Moda-Kadıköy karşılaşması nedeniyle, Ali Sami Yen' in ilk Türk hakem olabileceği de çeşitli kaynaklarda yazılıdır. Mili Takımın Romanya ile yaptığı ilk maçta, teknik adam olarak takımın başında o vardı. Bu görevi de bir süre yürütmüş, yani Türk Milli Takımın ilk teknik direktörü olmuştur. Galatasaray Spor Kulübü'nün kurucusu Ali Sami Yen'nin adı bugün takımın her maçını oynadığı stada verilerek ölümsüzleştirildi. Ali Sami Yen 1951 yılında vefat etti ve Feriköy mezarlığında toprağa verildi.

Ali Sami Yen, sadece Galatasaray' ın değil Türk sporunun en seçkin kişiliklerinden biriydi. Onun açtığı yoldan pek çok sporcu, teknik adam ve yönetici yetişti. Bunlar sadece Galatasaray' a değil Türk sporuna da büyük hizmetler verdiler. Atletizm, basketbol, voleybol gibi öteki spor dallarında da Galatasaray' lılar sadece öncü olmakla kalmadılar, sporcu, teknik adam ve yönetici olarak da bu sporların ülkemizdeki gelişiminde çok önemli roller oynadılar. Kısacası, Ali Sami Yen sadece Galatasaray kurucusu olarak kalmadı, Türk sporunun da pek çok kuruluşunun temelinin atılmasını ve yükselmesini sağladı. Böylece Galatasaray' lıların çok önemli bir özelliklerini de en çarpıcı biçimde ortaya koymuş oldu. Bu gelenek hep devam etti. Galatasaraylılar her zaman ülke sporuna çok önemli hizmetlerde ve katkılarda bulundular.
 
 
 
 
NİHAT BEKDİK (1902-1972)

1902 yılında İstanbul'da doğan Bekdik, Galatasaray Lisesi'nde okuduğu yıllarda futbola başladı.. Kısa zamanda A Takıma yükselen ve olağanüstü bir performans sergileyen Bekdik'i taraftar "Aslan Nihat" olarak benimsedi. Bekdik' e Arslan unvanı, takımı için çok iyi mücadele etmesinden dolayı seyirciler tarafından verilmiştir.
Arslan Nihat, Galatasaray'da tam 18 yıl futbol oynayan ve bunun yanında daha pek çok özelliği ile adını Sarı Kırmızılı takımın tarihine altın harflerle yazdıran bir sporcudur. Bekdik, 1923 yılında 11 metre 92 santimetrelik derecesiyle, üç adım atlama' da, 1.58 metre ile de yüksek atlamada Türkiye rekorlarının sahibi olmuştu. 1936 yılında futbolu bırakana dek sarı kırmızılı formayı giydi ve son 8 yıl Galatasaray'ın kaptanlığını yaptı. Ayrıca 1931 yılında Milli Takımı bırakana kadar da 18 kez milli formayı giydi. Savunmada görev yapan Bekdik 5 kez İstanbul Ligi Şampiyonluğu yaşadı. Bekdik, 10 kez de Milli Takım kaptanlığı yaparak bu konuda da adını futbol tarihimize yazdırmıştır.
Aktif futbolculuk yaşantısından sonra da sporu sürdüren Arslan Nihat, binicilik, yelken ve yüzme sporlarını yaptı. Katıldığı yarışlarda dereceler ve madalyalar kazandı. Yaşıtlarının artık kendilerini emekli ederek köşelerine çekildiği dönemde bile Arslan isimli teknesiyle yarışlara katılıp şampiyonluklar kazanan, Boğazı yüzerek geçme yarışlarına katılan Nihat Bekdik neredeyse bütün ömrünü sporcu olarak geçirdi.
1957 yılında milletvekili olan Bekdik, 21 Ekim 1972 'de İstanbul'da ölmüştür.

 

 

ULVİ ZİYA YENAL (1908-1993)

1908'de İstanbul'da doğan Yenal futbol hayatına Galatasaray Lisesi'nde okurken başladı. 12 yaşındayken genç takıma ve 16 yaşında da Milli Takım'a seçildi. Galatasaray'da 4 kere İstanbul Ligi Şampiyonluğu gördü ve Milli Takım'ın formasını 6 kez giydi. Futbolu bıraktıktan sonra Hakem Kurulu, Futbol ve Tenis Federasyonlarında başkanlık yaptı. 1953-54 ve 1962-65 yılları arasında Galatasaray Spor Kulübü'nün başkanlığını üstlendi.

 

MEHMET LEBLEBİ (1908-1972)
1908 yılında doğan Mehmet Leblebi, Galatasaray Lisesi'nde okuduğu yıllarda futbol oynamaya başladı ve kısa sürede yıldızlaştı. Leblebi lakabını Galatsaray'ın Vefa Takımı'na karşı 20-0 kazandığı maçta tam 14 gol attıktan sonra kazandı. Bu skor ile Mehmet, Türk futbol tarihine bir maçta en fazla gol atan futbolcu olarak geçti. 16 kez A Milli Takım'a çağrılan Mehmet Leblebi 5 kez de İstanbul Ligi Şampiyonluğu yaşadı. Soyadı kanunu çıkınca lakabını soyadı olarak kabul eden leblebi, 1935 yılında futbolu bıraktı. Uzun yıllar sarı kırmızılı camiada yöneticilik yapan Leblebi 1972 yılında vefat etti.

BODURİ (1921-1942)

Asıl adı Nikola Büyükvafiadis' tir.

Boyunun kısalığı nedeniyle kendisine takılan " Boduri " lakabı ile bilinir.

Futbola Beyoğluspor'da başlamıştı. İnanılmaz derecede yetenekli ele avuca sığmaz bir oyuncuydu. O kadar iyi bir ayak hakimiyetine sahipti ki, yağmur yüzünden salonda yapılan çalışmalarda topu eliyle atar gibi basket yapardı.
Galatasaray'a 1938-39 sezonunda gelmişti ve ne yazık ki üçüncü sezonunu bile tamamlayamadan, vefat etmiştir.

Boduri'nin ölümü tam bir trajedidir. O sırada asker olan Boduri, birliğinden izinli olarak gelip oynadığı Beyoğluspor maçından sonra kışlasına dönerken, kar altında yürüdüğü uzun yol nedeniyle zatürreeden ölmüştü! Boduri henüz 21 yaşındaydı. O yıllarda henüz pek çok ilaç bilinmediğinden, zatürree öldürücü bir hastalıktı ve Boduri çift taraflı olanına yakalanınca kurtulamamıştı. Son maçını, yetiştiği takım olan Beyoğluspor'a karşı oynamış olması da, ilginç bir rastlantıydı.
Onu izlemiş olanlar, daha sonraki yılların büyük yıldızı Lefter ile kıyaslamışlardır. Bu kıyaslamada oyunu Boduri lehinde kullananlar da çok olmuştur.

Boduri İstanbul Karması'nın Taksim Stadı'nda Budapeşte karması ile yaptığı karşılaşmada oynadığı futbolla Macarların bile hayranlığını kazanmıştı. Büyük Fikret gibi bir yıldızla yan yana oynayan Boduri, rakip takımı adeta sürklase etmiş ve İstanbul karması maçı 5-0 kazanmıştı. Macar takımının kaptanı ve dönemin büyük yıldızı olan Dr. Saroşi, "Hayatımda ilk kez bir maçta aciz kaldığımı hissettim. Bu kadar büyük iki yıldızın karşısında oynamaktan daha büyük bir şanssızlık olamaz" demişti.

Galatasaray Dergisi`ne bize sağladıkları içerik için teşekkür ederiz.

 

EŞFAK AYKAÇ (1918- )
 

1918'de doğan Eşfak Aykaç, Galatasaray Lisesi'nde okuduğu yıllarda futbola başladı. Henüz 18 yaşındayken sarı kırmızılı formayı giymeye başlayan Aykaç, 1945'te futbolu bırakana dek Galatasaray'da sağ bek olarak görev yaptı. 1956 yılında A Milli Takım'ın Macaristan'ı 3-1 yendiği maçta tek seçici olarak görev yapan Aykaç, futbolu bıraktıktan sonra da bir süre spor yazarlığı yaptı.

GÜNDÜZ KILIÇ (1919- 1980)
 

1919 yılında İstanbul'da doğan Gündüz Kılıç, Galatasaray Lisesi'ni bitirdikten sonra futbol hayatına sarı kırmızılı takımda santrafor olarak başladı. Güçlü, büyük, iyi eğitimli, incelikli, karizmatik, cana yakın ve başarıya aç...Sahte gösterişe asla yer vermeyen, ancak hiçbir zaman da insanı sıkmayan biri...
1938 yılında futbol hayatına ara vererek yüksek öğrenim için Almanya'ya gitti. Döndüğünde tekrar Galatasaray forması giyen Kılıç, dönüşünde 2 Türkiye Ligi Şampiyonluğu yaşadı. 11 kez A Milli Takım'da görev yapan Kılıç 1953 yılına kadar Galatasaray'da görev yaptı. Baba lakaplı futbolcu 1980 yılında vefat etti.

Galatasaray'da Gündüz Kılıç devrimi 1952 yılında, bir sabah erkenden, takım kaptanının üniformasını dolabına astıktan sonra koç üniforması giyerek arkasına bakmadan ıslık çalmasıyla başladı. Bir zamanlar Galatasaray takımının kaptanı olan Gündüz Kılıç eski takım arkadaşlarının ve takıma aldığı parlak, genç yeteneklerin koçluğunu yaparak, 1934-1952 arasında tek bir şampiyonluk olmadan geçen, dertli ve kederli ok sekiz uzun yılın ardından takımı sayısız şampiyonluğa taşıdı. Her Galatasaray oyuncusu , öğrencisi ya da taraftarı Gündüz Kılıç'ta örnek birini görmüştü; çok iyi oynayan biri, çok iyi motive eden biri, çok iyi eğitim veren biri, birlikte çalıştığı her bir kişinin en iyi yanlarını ortaya çıkaran biri...Saha içinde de dışında da gerçek bir centilmen olan Gündüz Kılıç Galatasaray`ı , yepyeni parlak hedeflere taşıdı. Gündüz'ün liderliği altında Galatasaray Türkiye kupası ve uluslararası maçlar gibi sayısız şampiyonluğa imza attı.
Vizyonu geniş koçluk biçimi ve güçlü iletişim yetenekleri Türkiye'de yıllar boyunca koçluğun belkemiği olarak kalacaktı.

BÜLENT EKEN (1923- )
 

1923 yılında doğan Bülent Eken 1942 yılında sarı kırmızılıu formayı giymeye başladı. 8 yıl boyunca Galatasaraya'ın savunmasında görev yaptı. 1950 yılında İtalya'nın Salernitana takımına transfer oldu. Bir sonraki sezon Palermo'ya transfer olan Bülent Eken orada da 1 sezon kaldıktan sonra 1953 yılında Galatasaray'a geri döndü. 13 kez Milli Takım'da oynayan Eken futbolu bıraktıktan sonra İtalya'da teknik direktörlük görevi aldı. 1963 yılında A Milli Takımı çaılştıran Bülent Eken başta Galatasaray, Altay ve Göztepe olmak üzere birçok takımın teknik direktörlüğünü üstlendi.

REHA EKEN (1925- )
 

1925 yılında doğan Reha Eken 12 yıl boyunca Galatasaray forması giydi ve sayısız gole imza attı. Galatasaray'ın yetiştirdiği büyük golcülerden biridir. Futbol hayatı boyunca 4 kez Milli Takım'da görev yaptı ve buna rağmen 4 maçta 5 gol atarak bir rekora imza attı.1954 yılında futbola veda etti. 1965-68 yılları arasında Suphi Batur'un başkanlık döneminde yönetim kurulunda görev yaptı.

 

İSFENDİYAR AÇIKSÖZ (1929- )
 

1929 yılında Kastamonu'da doğan İsfendiyar Açıksöz 1946 yılında Galatasaray formasını giymeye başladı. 1956 yılında Vefa'ya transfer oldu ve 1958'de de Galatasaray'a geri döndü. Türkiye 1.Ligi'nde mücadele eden Açıksöz, sağ kanattaki etkili oyunu, çalımları ve süratiyle dönemin en gözde futbolcularındandı. İsfendiyar Açıksöz, 1960 yılında futbola veda edene kadar 16 kez A Milli formayı giydi. Açıksöz Selahattin Beyazıt ve Ali Uras'ın başkanlık dönemlerinde yönetim kurullarında görev almıştır.

 

SUAT MAMAT (1930- )
 

1930 yılında İstanbul'da doğan Suat Mamat 1952-1963 yılları arasında sarı kırmızılı formayı giydi. Bu dönem içinde 3 İstanbul Ligi ve 1 Türkiye Ligi Şampiyonluğu yaşadı. 26 kez A Milli Takım'da görev alan Suat Mamat'ın 4 altın golü vardır. Bu gollerin 3'ünü 1954 Dünya Kupası Finalinde attı ve Türk futbol tarihine adını yazdırdı. 1969 yılında futbola veda eden Suat Mamat bir süre teknik direktörlük yaptı.

 

COŞKUN ÖZARI (1931- )
 
Galatasaray Lisesi mezunu olan Coşkun Özarı 1931 yılında doğdu. 1953 yılında sarı kırmızılı forma ile futbola başladı. Teknik direktörlük görevi gördükten sonra Gündüz Kılıç'ın yardımcısı olarak Galatasaray'da antrenörlüğe başladı. Daha sonra da A Milli Takım'ın antrenörlüğünü yaptı. Galatasaray Lisesi'nden mezun olduktan sonra kendini Galatasaray takımının hücum çizgisinde buldu. Bundan sonra on üç yıl boyunca Galatasaray takımının yanısıra milli takımın da defans belkemiği olan Özarı, çetin oyunculuğu, ancak yumuşak huylarıyla tanındı. Özarı'nın defanstaki liderliği, Gündüz Kılıç'ın koçluğu, Turgay Şeren'in kaleciliği ve Metin Oktay'ın forvetliği ile birleşince takımı sayısız şampiyonluğa ve Türkiye Kupası zaferlerine taşıdı.
Özarı'nın oyuncu olarak kariyeri, koç olma tutkusu yüzünden erken sona erdi. 1954-55, 1955-56 ve 1957-58 sezonlarında takımın İstanbul Ligi Şampiyonluğu'nu yaşadığında Coşkun Özarı orta sağın ya da savunmanın sağında görev yaptı. 5 kez A Milli Takım'da oynayan Özarı futbolu 29 yaşındayken bıraktı. 1961 yılında, İngiltere'de efsanevi koç Winterbottom'ın başkanlığındaki koçluk seminerine katıldı. Yurda döndüğünde Galatasaray'ın yardımcı koçu oldu. Üç yıl sonra da koçu Gündüz Kılıç'ın görevini devraldı.
Coşkun Özarı takımı dört kez şampiyonluğa taşıdı. 1965 yılında milli takıma koç olarak atandığında milli düzeydeki başkanlığı on yıl sürdü. Koçluk kariyerini 1986'da noktalayarak spor yazarı oldu. Bugün hala milli takım ve Galatasaray hakkındaki yazılarıyla etkinliğini hala sürdürmektedir.

TURGAY ŞEREN (1932- )
 

1932'de doğan Galatasaray Lisesi mezunu Turgay Şeren, Galatasaray tarihinin en büyük kalecilerinden biridir. 1950 yılında ilk kez A Milli Takımı'nın kalesinde görev alan Şeren tam 49 kez Milli Takım forması giydi ve 35 kez kaptanlık görevini üstlendi. 1951 yılında A Milli Takımın Federal Almanya ile oynadığı 2-1`lik zafer maçında kalesinde devleşerek müthiş bir performans sergiledi. Alman Kicker dergisi Türk milli takımının kalecisi Turgay Şeren'i 'Bir insan nasıl olur da bu kadar yükseğe sıçrayabilir?' başlığıyla kapak yaptı. Bu maçta sergilediği kahramanca oyunculuğu sayesinde 'Berlin Panteri' lakabını alan Şener o zaman daha on sekizindeydi.
1959 yılında Galatasaray kaptanlığını alan Turgay Şeren 1966'da futbolu bırakana kadar bu görevi sürdürdü. Harika refleksleri ve alışılmadık gol hamleleri sayesinde zamanının en iyi kalecilerinden biri oldu 19 yıl Galatasaray'da oynayarak rekor kıran Turgay Şeren 1966'da futbolu bıraktıktan sonra Galatasaray da dahil olmak üzere çeşitli takımlarda teknik direktörlük yaptı. Futboldan hiç kopmayan Şeren, şimdilerde spor yazarlığı, yorumculuk ve Profesyonel Futbolcular Derneği'nin başkanlığını yapıyor.
 Galatasaray hayranlarının hala gözdelerinden olan Şener liderlik vasıfları ve Tanrı vergisi yetenekleriyle Türk ve Galatasaray futbol tarihinin vazgeçilmez isimlerinden biri olarak kabul edilir.

METİN OKTAY (1936-1991)
 

Türkiye'nin en büyük golcülerinden biri olarak kabul edilen Metin Oktay 1936 yılında İzmir'de doğdu. 1954 yılında Yün Mensucat takımından İzmirspor'a transfer olan Metin Oktay aynı sezon 17 gole imza atarak 2.Lig'de gol krallığını ilan etti.Böylece Metin Oktay'ın gol krallığı dönemi başlamış oldu. 1955 yılında Gündüz Kılıç, Metin Oktay'ı 5 yıllık sözleşme karşılığında Chevrolet marka bir otomobil vererek sarı kırmızılı renklere bağladı.Galatasaray'da oynamaya başladığında henüz 19 yaşındaydı. Fakat genç yaşına rağmen Galatasaray camiasına çabuk ısındı ve daha ilk sezonunda 19 gol atarak gol kralı oldu.

 Aynı sezon Galatasaray da İstanbul Ligi'nde şampiyon oldu. Yalnız 1961-62 sezonunu İtalya'nın Palermo takımında geçiren Metin Oktay 1969 yılına kadar Galatasaray forması giydi. Futbol hayatı boyunca 6 kez gol kralı oldu ve 217 gollük bir rekora imza attı. Bu rekor 1988 yılında Tanju Çolak tarafından kırıldı. Taçsız Kral olarak anılan Metin Oktay derbi maçlarının büyük golcüsüydü. Ağları delip geçen meşhur golüyle birlikte Fenerbahçe'ye tam 18 gol atan Metin Oktay, Beşiktaş'a da 13 gol attı.

36 kez A Milli Takım'da oynayan Metin Oktay bu formayla da 19 gol attı. Hayranlarınca daha çok 'Kral' olarak bilinen efsanevi oyuncu Metin Oktay, Türk futbol tarihindeki her rekoru kırdı: En çok gol atan oyuncu (632), birkaç sezon aralıksız en çok gol atan oyuncu (11), tek sezonda en çok gol atan oyuncu (38), uluslararası bir müsabakada en çok gol atan Türk oyuncusu (19).

Taçsız kral 1969 sezonunda futbola veda etti. 1991 yılında vefat eden Metin Oktay Galatasaray Spor Kulübü'nün efsaneleşmiş golcülerinden biridir.

 

FATİH TERİM (1953- )
 
1953 yılında Adana'da doğan Terim, futbola Adana Demirspor' da başladı. 2. Türkiye Ligi'nde şampiyon olarak 1.Lige geçen Demirspor' da sergilediği oyun ile herkesin ilgisini üzerine çekti ve bir sonraki sezon Galatasaray'a transfer oldu. 1985'te futbola veda edene kadar Galatasaray'da futbol oynayan Terim bir süre de takımın kaptanlığını üstlendi. Galatasaray'daki oyunculuk kariyeri boyunca yürüttüğü kaptanlığı sayesinde tüm zamanların en sevilen Galatasaray oyuncusu haline geldi. Galatasaray formasıyla 327 maç oynadı.

 A Milli Takım'da aralıksız 51 kez forma giyen Fatih Terim bir kez daha adını Türk futbol tarihine yazdırmış oldu. Futbol hayatına noktayı koyduktan sonra kısa bir süre ticaret ile uğraştı. Fakat daha sonra futbola geri dönen Fatih Terim için başarılarla dolu yepyeni bir teknik direktörlük sayfası açıldı. Ümit, A Milli Takım' larında alınan başarılı neticelerden sonra Galatasaray'da da 1996-2000 yılları arasında görev yapan Terim, Galatasaray'ı 4 yıl üst üste şampiyon yaptı ve 2000 yılında da ilk kez bir Türk takımına UEFA Kupasını kazandırdı.

Galatasaray'ın yanısıra Fiorentina ve Milan'ı çalıştıran Terim, Galatasaray'a dünya çapında kupalar kazandırarak önemli başarılara adını yazdırdı. Hayranlarının deyimiyle 'İmparator' 2002-03 sezonunda Galatasaray Teknik Direktörlüğünü tekrardan üstlendi. 2003-2004 sezonun da görevinin başında olan Fatih Terim, aynı sezonun 27. haftasında Galatasaray'dan ayrıldı.

Tüm kalbiyle sevdiği ve değer verdiği takım için kanının son damlasına kadar oyunu götüren genç, karizmatik, tutkulu bir adamı gözünüzün önüne getirin. Başkalarına hiç benzemeyen bu genç adamda güçlü Güneyli kişiliğini yansıtan bütün yetenek, cazibe, görünüş ve mizaç bulunmaktadır. İddialı koçluk tarzı ve karizmatik kişiliğiyle tanınan Terim Türk futbolunun yaşayan efsanesidir.

ZORAN SİMOVİÇ (1954- )
 
1954 yılında Karadağ'da doğan Simoviç futbol hayatına SZ Napredak takımında başladı. Yugoslav Milli Takımı'nda kalecilik yapan Simoviç 1984 yılında Galatasaray'a Derwall döneminde transfer oldu. Özellikle kurtardığı penaltı vuruşlarıyla ünlenen Simoviç, sarı kırmızılı forma ile 2 Lig Şampiyonluğu yaşadı. 1990 yılında futbolu bıraktı.

CÜNEYT TANMAN (1956- )
 

1956 yılında doğan Tanman Galatasaray alt yapısından yetişti. 342 lig maçında görev yapan Tanman, 1.Lig'de en çok forma giyen oyuncu ünvanını aldı. Bu ünvanı 2001-02 sezonuna kadar korudu. Savunma ve orta sahada görev yapan Tanman, 1975-76 sezonunda Giresunspor'da kiralık oynadığı dönem dışında futbol hayatı bitene kadar Galatasaray'da futbol oynadı. 1988-89 sezonunda Şampiyon Kulüpler Kupası'nda yarı finale çıkan Galatasaray'ın kaptanlığını yaptı. 17 kez A milli Takım'da görev yapan Cüneyt Tanman futbola 1991'de veda etti. Daha sonra Galatasaray'da Lucescu döneminde ve A Milli Takım'da Mustafa Denizli yönetiminde menajerlik yaptı.

CEVAD PREKAZİ (1957- )
 

1957 yılında doğan Prekazi 1985-86 sezonunda Galatasaray'da forma giymeye başladı. Frikik ustası olan Prekazi, Tanju ve Mirsad ikilisine yaptığı asistlerle sayısız golü hazırladı ve bununla Galatasaray'ın unutulmazlar listesine adını yazdırdı. Galatasaray'ın lig şampiyonluklarında ve Avrupa kupası başarılarında büyük pay sahibi olan Arnavut asıllı oyuncu 1991 yılında Galatasaray'a veda etti. Bir süre Altay ve Bakırköyspor'da top oynadıktan sonra ülkesine geri döndü.

TANJU ÇOLAK (1963- )
 
1963 yılında Samsun'da doğan Tanju Çolak futbol hayatına Samsun Yolspor'da başladı. Daha sonra Samsunspor'a geçen Tanju Çolak bu forma altında 1984-85 ve 1985-86 sezonlarında gol kralı oldu. 1986-87 sezonunda Galatasaray'a transfer oldu. 1987-88 sezonunda ise 39 gol ile Avrupa Gol Krallığı ünvanını kazandı. Aynı yıl France Football Dergisi'nin düzenlediği Altın Ayakkabı ödülünü de aldı. Bu ödülü bugüne kadar alan ilk Türk futbolcu olarak da tarihe geçti. 1988'de 240 gol atarak Türkiye 1.Ligi'nde en çok gol atan oyuncu ünvanını 217 gol sahibi Metin Oktay'dan devraldı. 1991-92 sezonunda da gol kralı olan Tanju sezon sonunda Fenerbahçe'ye transfer oldu. Futbol hayatına İstanbulspor'da oynadıktan sonra son verdi. Tanju Çolak, A Milli Takım'da 31 kez forma giydi ve 9 gol attı. Gerek Neuchatel gerek Monaco galibiyetlerinde attığı goller ile takımının Şampiyon Kulüpler Kupası'nda yarı finale yükselmesinde büyük rol oynamıştır.
ANDRE CLAUDİO TAFFAREL (1966- )
 
1966 yılında doğan Taffarel 1994 yılında Brezilya'nın kazandığı Dünya Kupası'nda takımının file bekçisiydi. Kurtardığı penaltı vuruşlarından sonra yıldızlaştı ve tüm kulüplerin peşinden koştuğu bir file bekçisi oldu. Taffarel ise peşinden koşanlar arasından Parma'yı seçti ve 1998'de Galatasaray'a transfer olana kadar Parma'nınfile bekçiliğini yaptı. Galatasaray'da 3 sezon görev yapan Taffarel 2 Türkiye, 1 Lig Şampiyonluğu, UEFA ve Süper Kupa heyecanını takımıyla birlikte yaşadı. 2001 yılında Galatasaray'dan ayrılan Taffarel eski takımı Parma'ya geri döndü
GHEORGHE HAGİ (1965- )
 
1965'te Köstence'de doğan Hagi, futbola 1979-80 sezonunda Farul Köstence takımında başladı. 1983-84 sezonunda Spartul'a transfer olan Hagi 1985 yılında Romanya'nın en iyi oyuncusu olarak seçildi. Daha sonra Steaua'ya geçen Hagi bu takımla 3 lig şampiyonluğu bir de Avrupa Süper Kupası'nı kazandı. 1990 Dünya Kupası'nda sergilediği futbol ile dikkatleri üzerine çeken Hagi, Real Madrid'e transfer oldu. Bu forma altında 64 lig maçına çıkan Hagi 1992 yılında İtalya'nın Brecia takımına geçti. 1994 Dünya Kupası'nda yine nefis bir performans sergileyen Hagi İspanya'ya geri dönerek Barcelona'da forma giymeye başladı. Geroge Hagi 1996 yılında Galatasaray'a katıldığında futbol otoritelerinin olduğu gibi hayranlarının da kafalarında çok sayıda soru işareti vardı. 

Hagi kendisini eleştirenlere karşın, ilk üç maçındaki galibiyet golleriyle Galatasaray'da etkisini kısa süre içinde gösterdi. Metin Oktay, Turgay Şeren veya Fatih Terim gibi kült oyuncuların ölesiye özlemini çeken taraftar Hagi'yi bağrına bastı. Çok geçmeden Ali Sami Yen'in yanısıra dört bir yandaki stadyumlar 'I Love You Hagi' şarkıları ve sloganlarıyla yankılanmaya başladı. 4 Lig Şampiyonluğu, UEFA Kupası ve Süper Kupa'nın kazanılmasında büyük rol oynadı. Futbola veda ettikten sonra Romanya Milli Takımı'nın başına geçen Hagi takım finale çıkamayınca görevinden ayrıldı. 2003-2004 sezonunda Bursaspor ile anlaşan Gheorghe Hagi, 12. hafta sonunda yeşil-beyazlı kulüpten istifa etti. Aynı sezonun sonunda Fatih Terim'in Galatasaray'dan ayrılmasıyla 27. Hafta'da Galatasaray'ın yeni teknik direktörü olan Hagi, Galatasaray'ı 2004-2005 sezonu boyunca çalıştırdı.

Çoğu insan onu 'Türkiye'de oynayan gelmiş geçmiş en iyi yabancı oyuncu' diye tarif ediyordu. Nefes kesen serbest vuruşları, zarif çalımları, öldüren sol ayağı, dayanıklı mizacı ve kişiliği dünyanın her yanındaki Galatasaray hayranlarının aklında ve gönlündekini yerini hala koruyor. Bugün 10 numaralı forması Galatasaray Müzesi'nin duvarlarında asılı duran iki formadan biri; öteki de Metin Oktay'a ait.
 
GHEORGHE POPESCU (1967- )
 
1967'de Kalafat'ta doğan Popescu Steaua Bükreş'te ve PSV Eindhoven'da oynadığı yıllarda yıldızlaştı. Daha sonra Barcelona'ya transfer oldu ve takımın kaptanlığını üstlendi. Kupa Galipleri Kupası Şampiyonluğunu yaşadıktan sonra 1997'de Galatasaray'a transfer oldu. Galatasaray tarihinin unutulmaz savunma oyuncularından olan Popescu 2001-02 sezonunda Lecce'ye transfer olana kadar sarı kırmızılı forma ile 3 lig, 2 Türkiye, 1 UEFA Kupası ve 1 de Avrupa Süper Kupasını kazandı.

En`ler ve İlk`ler

Gerçekleri tarih yazar...



 
Avrupa'da, yarıştığı Tüm Kupaları alan İLK ve TEK takım
GALATASARAY ;

Türkiye'nin İLK futbol takımı Galatasaray- (1905)
Dünya sıralamasında İLK On' da 1.sıraya giren İLK Türk takımı.
Devlet üstün madalyası alan İLK takım
UEFA kupasını hiç yenilgi almadan kazanan İLK ve TEK Türk takımı
Türkiye'nin en çok Şampiyon olan takımı (15 kez)
Üç yıldızı alan İLK takım
Türkiye Süper Ligi'nin İLK Şampiyonu
Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda Avrupa Kıtasını temsil eden İLK ve TEK Türk takımı
Şampiyonlar Ligi'nde Çeyrek Final'e çıkan İLK ve TEK Türk takımı
İstanbul Şampiyonluğu'nu kazanan İLK futbol takımı- (1907-1908)
Yurt dışında İLK galibiyet alan Türk futbol Takımı-(1911)
Yurt dışında Türkiye'yi temsil eden İLK futbol takımı- (1911)
Şampiyonlar ligine katılan İLK Türk takımı
Avrupa'da, UEFA kupasını hiç yenilgi almadan kazanan İLK ve TEK takım
Balkanlarda UEFA Kupasını kazanan İLK ve TEK takım
Uluslararası maçlarda kendi sahasında ardarda EN çok galibiyet alan TEK Türk takımı - 20 kez

UEFA kupasını kazanan İLK ve TEK Türk takımı - (1 kez)
Avrupa Şampiyonu olan İLK ve TEK Türk takımı
Süper kupa kazanan İLK ve TEK Türk takımı - (1 kez)
İnternet Sitesine sahip İLK Türk takımı
İspanyolları deplasmanda yenen İLK Türk takımı.
İspanyolları eleyen İLK Türk takımı.
Bir sezonda 2 İtalyan takımını eleyen İLK Türk takımı (Milan-Bologna)
Bir sezonda 2 İngiliz takımını eleyen İLK Türk takımı (Leeds-Arsenal)
Avrupa maçlarında galibiyeti, mağlubiyetinden çok TEK Türk Takımı
Türkiye 1. Ligi'ni na-mağlup bitiren İLK takım (1985-86)


EN fazla aralıksız şampiyon olan takım. - 4 kez
Yerli hocayla EN çok şampiyon olan takım. GALATASARAY - 9 kez
EN fazla şampiyonluk yaşayan futbolcular Bülent (8 Kez)- Suat, Arif ( 7 Kez )
Bir sezonda EN fazla Avrupa Kupa maçı oynayan takım.- 18 kez (Süper kupa dahil)
Avrupa'da Şampiyonlar Ligine EN fazla katılan takım GALATASARAY - 6 kez
Şampiyonlar liginde EN fazla puan toplayan Türk takımı- 10 puan
Türkiye Spor yazarları Kupasını EN fazla kazanan takım
Türkiye Kupasını EN fazla kazanan takım -13 kez
Cumhurbaşkanlığı Kupasını EN fazla kazanan takım- 10 kez
Avrupa kupalarında 1 sezonda EN fazla puan toplayan takım. - 17 maç 34 puan
Avrupa'da, bir sezonda Avrupa kupalarında EN fazla galibiyet alan takım. - 11 kez (Süper kupa dahil)
Bir sezonda Avrupa kupalarında EN fazla gol atan takım.- 35 gol (Süper kupa dahil)
Deplasmanda aralıksız EN fazla yenilmeyen takım.- 40 kez
Bir sezonda EN fazla maç yapan takım. GALATASARAY - 59 kez (Süper kupa dahil)
Avrupa Kupaları'nda EN çok tur geçen Türk takımı. Bir sezonda EN fazla maç yapan futbolcu
HAKAN ŞÜKÜR - 54 maç 4697 dakika
Avrupa Kupalarında EN fazla maç yapan Türk takımı.
Türkiye liglerinde bir sezonda EN fazla gol atan takım. - 62-63 sezonu 105 gol
Türkiye liglerinde EN çok resmi kupa kazanan takım -56 kupa

Avrupa Kupalarındaki İLK Goller

1.GOL: Metin Oktay -27.08.1956 (Galatasaray-Dinamo Bükreş:1-3)
100.GOL: Uğur Köken -1.10.1969 (Galatasaray-Vatford:2-3)
200.GOL: Mirsad Seydiç-20.10.1982 (Galatasaray - Avusturya Wien:2-4)
300.GOL: Uğur Tütüneker -4.11.1992(Galatasaray - E.Frankfurt:1-0)
500.GOL: Tugay Kerimoğlu 5.11.1997 (Galatasaray - Sparta Prag:2-0)
400.Gol Faruk Yiğit tarafından 13.7.1996 tarihinde Kocaeli- Hibernias maçında atılmıştır.

Teşekkürler GALATASARAY !

Teşekkürler; Bu gurur veren tablonun yaratılmasında emeği geçen herkese..

Eminiz daha birçok EN'ler ve İLK'ler vardır.

Teşekkürler Gözden kaçırdığımız bütün EN ve İLK'ler için....